
Önemli bir turizm merkezi olan Tayland krallıkla yönetilmektedir ve ana dili Tayca' dır. Nüfusun %90 lık büyük bölümü budist inanışına sahiptir. Şehirde dolaşmaya çıktığınızda evde, dükkanlarda, marketlerde hemen her yerde Budist tapınaklarını görmek mümkündür. Halk Budistliğin gereklerini hakkıyla yerine getirmektedir. Güne sabah erken saatlerde başlarsanız, Budist rahiplerin ellerinde yiyecek konacak kaplarla günlük yemekleri için dolaşmaya başladıklarını görürsünüz. ![]() Tayland Hint Okyanusu ve Güney Çin Denizi arasında güneydoğu Asya'nın kalbinde yer alır. Kutsal Tapınaklarda beslenilen siyam kedisi tüm dünyada ünlüdür. Thai dilinde melekler şehri anlamını taşıyan Bangkok ise başkentidir. Turizme çok önem verilir ve burada turistler saygıyla ve çiçeklerle karşılanır. Budist geleneği gereği ülkede Budizm için büyük paralar harcanır ve tapınaklar kurulur. Suya dayanıklı bir ağaç olan, yatçılık, mobilya ve havuz sektörünün vazgeçilmez malzemesi Tik ağacından çok güzel oymalar, eserler görmek ve satın almak mümkündür. Ülkeyi gezecek yabancıların dikkat etmesi gereken davranış şekilleri vardır. Bir Tayland'lı yanında başkasının başını, saçlarını okşamak, ayakla bir şeyi işaret etmek ve Thai şekli selamlaşmayı yapmamak bir ikramı kabul etmemek hoş karşılanmaz. Adı gece hayatı ve beraberinde seks turizmiyle anılan ülkenin sahip olduğu diğer güzellikler arka planda kalmaktadır. Özellikle güney Tayland geniş aktiviteleri ve turistik mekanlarıyla turistlerin ilk tercih ettikleri yerlerden biridir. Bölgenin güney kısmı sizlere güneşin ve plajların keyfini çıkarmak için olanaklar sunar. Kuzey kısmı ise daha çok tepelerden ve kabile köylerinden oluşur. Ancak buralardaki birçok anıtlar ulusal anıt olarak korunmaktadır. Bu bölgenin kendine has şaşırtıcı güzellikleri vardır. Turistlerin asıl uğrak yerleri Bangkok, Chiang Mai ve Phuket tir. Buralardaki tapınaklardan tutun marketler, alışveriş yerleri, restoranlara kadar birçok yerler turistler için ilgi çekicidir. Tayland enerjik ziyaretçiler için birçok aktivite sunar. Kayalara tırmanmak, file binmek, kayak, dalış gibi birçok çeşit sunmaktadır. Kuzeyden Burma ve Laos, doğudan Laos, Kamboçya ve Siyam Körfezi, güneyden Malezya ve batıdan Burma ve Andaman Deniziyle çevrili, eski adı Siyam olan, mevki itibâriyle büyük stratejik önemi hâiz bir krallıktır. Bir zamanlar Pattani İslâm Krallığı'nın yönetimi altında barış ve huzur içinde hayatlarını sürdüren Patanili Müslümanlar, toprakları Budist Tayland Ordusu tarafından işgal edildikten sonra acı dolu günler yaşamaya başlamışlardır. 5 milyon Müslüman'ın yaşadığı Patani'de toplama kamplarında tutulan yüzlerce genç kıza askerler tarafından tecavüz ediliyor, alimler katlediliyor, camiler ateşe veriliyor, gözaltına alınan insanlardan bir daha haber alınamıyordu. Patani'deki toplama kamplarında 30 bini aşkın insan bulunurken, başta Müslüman Halklar, Birleşmiş Milletler Örgütü ve İslâm Konferansı Örgütü olmak üzere dünya Patani'de yaşananlar karşısında sessiz kalmaya devam etmiştir. Tayland askerleri, Patanililere yönelik gerçekleştirdikleri saldırılarda özellikle alimleri ve cami imamlarını hedef seçmişlerdir. 2004 yılından beri Tayland Yönetimi tarafından sıkıyönetim uygulanan Patani'de son 5 yılda 3500′den fazla Patanili, Budist askerler tarafından katledilmiş Müslümanlara yönelik gerçekleştirilen katliam ve işkencelerde sınır tanımayan Tayland yönetiminin dünyadaki en iyi müttefiği Amerika ve İsrail olmuştur. İsrail'de belli bir süre eğitim gören Tayland askerleri daha sonra görev yeri olarak Patani'ye gönderilmişlerdir. Tayland hükümeti yer altı kaynakları bakımından son derece zengin olan Patani'yi tamamen Budistleştirmek istemiş Patanililerden topraklarını terk etmelerini isteyen Tayland yönetimi, bölgeyi Budistleştirmek için şiddet ve katliamı bir araç olarak kullanmışlardır. Patani'de gerçekleşen ölüm vakaları nedeniyle şikâyette bulunulacak herhangi bir merci yoktur. Yakınları katledilen Patanililer, Tayland hükümetine şikâyette bulunduklarında çoğu zaman tehdit edilip gözaltına alınmışlardır.Tayland hükümeti, Patanili Müslümanların gösteri yapmalarına da izin vermemiş ve Patanililer tarafından düzenlenen gösteriler son derece sert bir şekilde bastırılmıştır. Fiziki Yapı Şekil itibariyle ufak bir baltayı andıran Tayland;Malay yarımadası ve Hint-Çin'i üzerinde, Güney Asya'da yer alan bir ülkedir. Çiçeğe benzeyen Sap kısmı, Malay Yarımadası üzerinde bulunur. Çiçeğin sap kısmının doğusunda Siyam Körfezi ve batısında Andean Denizi bulunur. Kuzey-güney noktaları arası yaklaşık 1650 km ve doğu-batı noktaları arası ise 800 km kadardır. En dar bölge 64 km olan Kra İstnumus'tur. Ülkenin yüzölçümü yaklaşık 518.000 km2dir. Bu geniş toprakların kuzeydoğusunda toplam yüzölçümün üçte birine yakın genişlikte bir yayla mevcuttur. Yayla ortada Chao Phraya Nehrinin verimli alüvyonlu vadisine doğru gittikçe alçalır. Tayland beş coğrafi bölgeye ayrılabilir: Chao Phraya Menam (Merkezi Platolar bölgesi), Korat Yaylası, Güney Tayland (Yarımada bölgesi), Kuzeybatı bölgesi ve Dvaravati bölgesi (Güneydoğu bölgesi). Chao Phraya Nehri Bölgesi, küçüklü büyüklü nehir ve kanallarla doludur. Kuzeybatı bölgesinde Ping, Wang, Yom ve Nan adlarında dört nehir bulunur. Bölge aynı zamanda dağlıktır. Ülkenin en yüksek noktası 2756 m'lik Inthanon Tepesidir. Başşehir Bangkok, güneydoğuya doğru uzanan Dvaravati bölgesindedir. Dördüncü bölge Korat Yaylası, Mekong Nehrinin suladığı geniş bir bölgedir. Sonuncu bölge olan Güney Tayland, Malay Yarımadası üzerinde dar bir bölgedir. Ülkedeki mevcut ovalar umumiyetle alüvyonludur. Sahiller ise kumluk ve düzensizdir. ![]() İklim Sıcak bir iklime sahip olan Tayland'da genellikle hava nemli ve ısı yüksektir. Ancak Orta kısımlara doğru ilerledikçe sıcaklık nadiren de olsa 18°C'nin altına inebilir. Kasım ve şubat aylarında hava sıcaklığı aşağı yukarı bu miktardadır. Mart ve mayıs aylarında ise bu rakam 38°C'ye kadar yükselir. Ortalama sıcaklık 28°C civarındadır. Orta bölgedeki ovalar yağışlı bir atmosfer içerisindedir. Fakat, Barmese Dağları buralara gelecek nemli rüzgarları keserek yağış miktarını düşürür. Güney kıyı bölgeleri ortalama 5600 mm'lik yağış alırken, diğer bölgelerdeki yıllık yağış ortalaması 1000 mm civarındadır. Haziran ayından ekim ayına kadar yaz musonları ülkeye şiddetli yağışlar getirir. Tayland'da üç mevsim vardır. Mart-mayıs ayları sıcak, Haziran-ekim ayları yağmurlu ve Kasım-şubat ayları serindir. Tabii Kaynakları Yeşilliğin bol olduğu bu kentte doğaya boydan boya yeşillik hakimdir ve ülkenin bitki örtüsü oldukça zengindir. Baştanbaşa bütün topraklar yeşile bürünmüştür. Burma sınırında yer alan Salween Nehri civarı bölgeler, kıymetli "tik kerestesi" elde edilen tik ağaçları ve diğer bölgeler teng, yangı ve tekian gibi ağaçlarla kaplıdır. Bundan başka mangrov ve cevzülcinan cins ağaçları sıkça bulunmaktadır. Muson mevsimindeki sık yağışlarla bir tropik ülke olan Tayland, tropik bitki yetişmesi için çok elverişlidir. Sert ve yumuşak ormanların çeşitli yerli türleri ve geniş miktarda bambu ve Hint kamışı vardır. Tayland'da en çok ve meşhur olan hayvan fildir. Öyle ki Tay hanedanlığının sembolü olmuştur. Maymun, Siyam kedisi, geyik, tapir, uçan maki, papağan, sincap, gibbon ülkede yaşayan diğer hayvanlardır. Ayrıca nesli tükenen kooprey (bir cins vahşi öküz) ve hog geyiği gibi nadir bulunan hayvanlar da yaşamaktadır. Ülkede pek çok çeşitli tropikal kuş cinsi mevcuttur. Serçe, ötleğen, güvencin, bıldırcın, tavus kuşu, kumru, sülün ve leylek bunların başlıcalarıdır. Ülkenin yeraltı kaynakları oldukça zengindir. Başlıca mevcut mineraller; antimon, kalay, petrol, gaz, kurşun, tungsten, manganez, demir, tuz, volfram, çinko, linyit ve alçıtaşıdır. Nüfus ve Sosyal Hayat Nüfus artışı yaklaşık %3 civarında olan ülkede toplam nüfus 56.800.000 civarındadır. Bunun % 80' nin Tay halkından oluşmasının yanı sıra geri kalanı Çinli ve Asyalı'dan oluşmaktadır. Sınır dağları ve en güney uç bölgesi üzerinde yaşayanlar hâriç, ülke insanları homojen yapıdadır. Tay halkı esas olarak Moğol asıllıdır. Taylılar Tay lisanını kullanırlar. Tay lisanı, ülkenin resmî dilidir. Ayrıca İngilizce yaygındır. Nüfûsun % 10'una yakın bir bölümünü meydana getiren Çinlilerse kendi dilleri olan Çinceyi kullanırlar. Tay ve Çin asıllı bu insanlar genellikle budisttirler. Ülkedeki Müslüman nüfusu % 7 dolayındadır. Tayland'da 200 Müslüman okulu ve 1500 câmi vardır. Daha çok, etnik olarak üçüncü büyük grup olan Malaylar Müslüman olmakla şereflenmişlerdir. Ülkede bir miktar Mon (Pegun), Kamboçyalı, Vietnamlı ve batılı insanlar da vardır. Tay toplumu klan veya sıkı sınıf ayrılıkları taşımayan gevşek bir yapıdadır. Monogami âileler temel sosyal birim kabul edilir. Çoğunlukla köylerde yaşar ve tarımla uğraşırlar. Genellikle iç ticâret ve el sanatları bunların elindedir. Yalnız uzak mesâfelere yapılan ticâret Çinli tüccarların kontrolü altındadır. Bangkok, ülkenin en büyük ve en gelişmiş şehri olup, Tayland'ın başşehridir. Yaklaşık iki milyonun üzerinde bir nüfûsa sâhiptir. Bangkok ile Tayland'ın diğer köyleri ve şehirleri arasındaki kültür ve ekonomik farklılık oldukça büyüktür. Tayland'ın diğer önemli şehirleri Ayuttuya, Korat ve Çiengmai'dir. Tayland halkının yaklaşık % 84'ü okur yazardır. Özellikle 1950 yılından sonra eğitim ve öğretime önem verilmiştir. Yerli okullar yanında, birçok İngilizce öğretim yapan yabancı okullar mevcuttur. Ülkede yüksek öğrenim olarak, toplam 18 üniversite vardır. Eğitimle birlikte sağlık ve sosyal hayatta da önemli gelişmeler 1950 yıllarından sonra kendini göstermiştir. Uzun yıllar pekçok insanın ölümüne sebep olan sıtma hastalığı son yıllarda tamâmen kontrol altına alınmıştır. Siyasi Hayat Her eyaletin bir vali tarafından yönetilen Tayland, anayasaya sahip monarsik bir yönetim sistemini benimseyen bir krallıktır. İdârî olarak 72 eyâlete (Changwat) ayrılmıştır. Tayland'da her eyâlet bir vâli tarafından idâre edilir. Eyâletler, bölgelere (Amphoe), onlar da küçük bölgelere (Tambol) ve bunlar da köylere (Muban) ayrılır. Önceki kral, aynı zamanda hükümet başkanlığı da yapıyordu. Sonraları bu görevi ortadan kaldırıldı. Yasama yetkisi 360 üyeli Millî Meclisin elindedir. Meclis üyeleri dört yılda bir halk tarafından seçilir. Değişim baskısına rağmen Tay toplumu istikrarlı olmuştur. Ülkede hiçbir kast sistemi uygulanmamış ancak monarşinin tepesinde olan sosyal hiyerarşi oldukça katı bir tavır sergilemiştir. Sosyal hayatta zenginlik ve aile bağları esas görülüyordu. Kadınların daha az olmasına rağmen ekonomide büyük bir rol oynamakta, işçi ve beyaz yakalı olarak faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. Tayland, Güneydoğu Asya ülkeleri teşkilâtı ASEAN (Association of Southeast Asion Nations) üyesi bir ülkedir. Ekonomi Tayland ekonomisi esas îtibâriyle tarıma dayanır. Toprak ve toprak mülkiyeti ülkede çok önemlidir. Orta bölgelerde yer alan ovalar, ülkenin ekilebilen en müsâit topraklarıdır. Başlıca tarım ürünleri mısır, pancar, meyve-sebze, pirinç, şekerkamışı, kokonat, tütün, biber, baharat, jüt, manyok kökü, hindistancevizi, fasulye ve pamuktur. Pirinç ülkenin dış ticâretinde en önemli üründür. Tayland'ın toplam yüzölçümünün beşte üçüne yakın bir bölümü ormanlıktır. Kereste çok önemli bir gelir kaynağıdır. Diğer orman ürünleri arasında tik ağacı, mangal kömürü, hezaren (hintkamışı), lâk ve reçine (çam sakızı) de üretilir. Tayland maden bakımından çok zengin bir ülkedir. Dünyada kalay üreten ülkeler arasında beşinci büyük ülkedir. Antimon, tungsten, demir ve manganez diğer önemli minerallerdir. Ülkede tabis gaz üretimi gelişmiştir. Ayrıca petrol bulma çalışmaları son yıllarda artmış ve kıyı bölgelerde petrol bulunmuştur. Ülke tuz yönünden çok zengindir. Tayland'da başlıca endüstri dalları; çimento, kâğıt, lastik, gıdâ, çelik, dokuma, elektronik, plastik, tahta, seramik, otomobil, montaj, ilâç, tekstil, elektrik âletleri, kereste, şeker, pamuk, tütün, ipek ve ipekli dokumadır. Son yıllardaki hükümet harcamaları geniş ölçüde, gübreleme, çimento, kalay tasfiyeciliği, petrol rafinerileri, asfalt yapımı, askerî güç üsleri, sulama kanalları ve havayolu ulaşımı alanlarına yapılmaktadır. Cam ve kâğıt endüstrileriyse gelişme yolundadır. Tayland'ın en büyük ihraç maddesi pirinçtir. Bundan başka çeşitli tarım ve orman ürünleri de satar. Ticâreti daha çok, Japonya, ABD, Suudi Arabistan, Hollanda ve Singapur iledir. Turizm, ülkenin büyük bir gelir kaynağıdır. Ülkenin güney bölgeleri Siyam Körfezine ve Andeman Denizine açıktır. Dolayısıyla bir kısım ticâretini Bangkok ve Sattahip limanlarından deniz yoluyla yapar. Ülkenin en işlek limanı Bangkok'tur Kanalların bulunduğu alanlarda gemi servisleri mevcuttur. Yaklaşık 84.764 km karayolu mevcut olup bunun % 40'ı asfalttır. Demiryolları yaklaşık 4000 km'dir. Ülkede târifeli sefer yapılan 23 havaalanı olup, Bangkok yakınlarındaki Don Muang Havaalanı milletlerarasıdır. Balıkçılıkta, hem tatlı su hem de denizde balık avlanmasının geliştirilmesi hedef alınmıştır. Ormancılığın geliştirilmesi için ormanların sürekli bir program içinde çoğaltılmasına çalışılmaktadır. Ekonomi Tarımın esas alındığı bu ülkede toprak ve toprak mülkiyeti ülkede çok önemlidir. Esas gelir kaynağı tarımdır ve orta bölgelerde yer alan ovalar, ülkenin ekilebilen en müsait topraklarıdır. Başlıca tarım ürünleri mısır, pancar, meyve-sebze, pirinç, şekerkamışı, kokonat, tütün, biber, baharat, jüt, manyok kökü, hindistancevizi, fasulye ve pamuktur. Pirinç ülkenin dış ticaretinde en önemli üründür. Kuzeydoğu Tayland ülkenin diğer bölgelerine nazaran doğu sınırının en yoksul parçasıdır. Bu yarı kurak bölgede geçim tarım ile olmakta ve halk kıt kanaat yoksulluk sınırında yaşamaktadır. Pirinç ve diğer tarım ürünleri Tayland ekonomisinin büyük bir kısmını oluşturmaktadır ve tarım halk tarafından büyük bir saygıyla karşılanmaktadır. 1980'lerin ortalarında itibaren ülkeye duyulan ilginin artması ve yabancı sermaye yatırımlarının buralarda oluşturulmaya başlanması ülkede görülmemiş bir ekonomik büyüme etkisi yaratmıştır. Birkaç yıl boyunca Tayland'daki çift haneli büyüme Tayland ekonomisi için " Asya'nın "kaplan" ekonomisi olarak görülüyordu. Ancak Tayland'daki bu büyüme karşı finansal spekülasyon ile 1997 mayıs ayında başlayan olaylar zinciriyle beraber ani bir durma noktasına gelmiştir. Tayland'ın toplam yüzölçümünün beşte üçüne yakın bir bölümü ormanlıktır. Kereste çok önemli bir gelir kaynağıdır. Diğer orman ürünleri arasında tik ağacı, mangal kömürü, hezaren (hintkamışı), lak ve reçine (çam sakızı) de üretilir. Tayland maden bakımından çok zengin bir ülkedir. Dünyada kalay üreten ülkeler arasında beşinci büyük ülkedir. Antimon, tungsten, demir ve manganez diğer önemli minerallerdir. Ülkede tabii gaz üretimi gelişmiştir. Ayrıca petrol bulma çalışmaları son yıllarda artmış ve kıyı bölgelerde petrol bulunmuştur. Ülke tuz yönünden çok zengindir. Tayland'ın en büyük ihraç maddesi pirinçtir. Bundan başka çeşitli tarım ve orman ürünleri de satar. Ticareti daha çok, Japonya, ABD, Suudi Arabistan, Hollanda ve Singapur iledir. Turizm, ülkenin büyük bir gelir kaynağıdır. Ülkenin güney bölgeleri Siyam Körfezine ve Andeman Denizine açıktır. Dolayısıyla bir kısım ticaretini Bangkok ve Sattahip limanlarından deniz yoluyla yapar. Ülkenin en işlek limanı Bangkok'tur Kanalların bulunduğu alanlarda gemi servisleri mevcuttur. Yaklaşık 84.764 km karayolu mevcut olup bunun % 40'ı asfalttır. Demiryolları yaklaşık 4000 km'dir. Ülkede tarifeli sefer yapılan 23 havaalanı olup, Bangkok yakınlarındaki Don Muang Havaalanı milletlerarasıdır. Balıkçılıkta, hem tatlı su hem de denizde balık avlanmasının geliştirilmesi hedef alınmıştır. Ormancılığın geliştirilmesi için ormanların sürekli bir program içinde çoğaltılmasına çalışılmaktadır. Coğrafî Verileri Konum: Güneydoğu Asya, Andaman Denizi ve Tayland Körfezi Kıyısında, Burma'nın güneydoğusunda yer alır. Coğrafi Konumu: 15 00 Kuzey Enlemi, 100 00 Doğu Boylamı Haritadaki Konumu: Güneydoğu Asya Yüzölçümü: 514,000 Km² Sınırları: Toplam: 4,863 Km Sınır Komşuları: Burma 1,800 Km, Kamboçya 803 Km, Laos 1,754 Km, Malezya 506 Km Sahil Şeridi: 3,219 Km İklimi: Tropikal. Arazi Yapısı: Orta kısımlarda ovalar, doğuda Khorat platosu, ülke genelinde dağlar yer alır. Deniz Seviyesinden Yüksekliği: En Alçak Noktası: Tayland Körfezi 0 M En Yüksek Noktası: Doi Inthanon 2,576 M Doğal Kaynakları: Kalay, Kauçuk, Doğal Gaz, Tungsten, Tantal, Kereste, Kurşun, Balık, Alçıtaşı, Linyit ve işlenebilir topraklar. Arazi Kullanımı: Tarıma Uygun Topraklar: %34 Daimi Ekinler: %6 Otlaklar: %2 Ormanlık Arazi: %26 Diğer: %32 (1993 Verileri) Sulanan Arazi: 44,000 Km² (1993 Verileri) Doğal Afetler: Yer Çökmeleri, Kuraklıklar, Tsunami Nüfus Bilgileri Nüfus: 65,444,371 (Temmuz 2001 Verileri) Nüfus Artış Oranı: %0.91 (2001 Verileri) Mülteci Oranı: 0 Mülteci/1,000 Nüfus (2001 Tahmini) Bebek Ölüm Oranı: 30.49 Ölüm/1,000 Doğan Bebek (2001 Tahmini) Ortalama Hayat Süresi: Toplam Nüfus: 68.86 Yıl Nüfusun %70 Kadın %20 Erkek %10 Transeksüel/Travesti Erkeklerde: 65.64 Yıl Kadınlarda: 72.24 Yıl (2001 Verileri) Ortalama Çocuk Sayısı: 1.87 Çocuk/1 Kadın (2001 Tahmini) HIV/AIDS – Hastalıklarına Yakalanan Yetişkin Sayısı: %2.15 (1999 Verileri) HIV/AIDS – Hastalığı Olan İnsan Sayısı: 755,000 (1999 Verileri) HIV/AIDS – Hastalıklarından Ölenlerin Sayısı: 66,000 (1999 Verileri) Ulus: Tay Nüfusun Etnik Dağılımı: Tay %75, Çinli %14, Diğer %11 Din: Budizm %91.8, Müslüman %7, Hıristiyanlık %0.5, Hinduizm %0.1, Diğer %0.6 (1991) Diller: Thai, İngilizce, Etnik Ve Bölgesel Lehçeler Okur Yazar Oranı: 15 Yaş Ve Üzeri İçin Veriler Toplam Nüfusta: %93.8 Erkekler: %96 Kadınlar: %91.6 (1995 Verileri) Yönetimi Ülke Adı (Resmi Tam Adı): Tayland Krallığı Kısa Şekli : Tayland Eski Adı: Siam Yönetim Biçimi: Meşruti Monarşi Başkent: Bangkok (GRUNG TAPE) Bağımsızlık Günü: 1238 (Geleneksel Kuruluş Günü) Millî Bayram: Kral Phumiphon'un Doğum Günü, 5 Aralık (1927) Anayasa: 11 Ekim 1997 TARİH Resmi dil :Tayca Başkent :Bangkok Yönetim Şekli :Krallık Yönetim biçimi :Meşruti Monarşi Kral : Bhumibol Adulyadej Başbakan :Abhisit Vejjajiva Yüzölçümü :513.000 km² 49. en geniş ülke Nüfus :65,444,371 (2006) En kalabalık 19. ülke Nüfus yoğunluğu :126 kişi/km² Milli gelir (GSMH) :560,7 milyar ABD Doları (2005) En zengin 21. ülke Kişi başına düşen milli gelir :8,300 ABD Doları (2005) En müreffeh 69. ülke Para birimi : Baht (THB) Saat dilimi – Yaz saati Tayland Krallığı, eski adıyla Siyam kısa adıyla Tayland bir Güneydoğu Asya ülkesidir. Ülkenin ilk yerlileri Güney Çin'den göç eden insanlardır. Taylandlılar, 11. yüzyılda bölgeye gelerek bir krallık kurmuşlar ve Tayland kurulduğundan bu yana Avrupalı güçlerin istilâsına ve sömürgeciliğine uğramayan Güneydoğu Asya ülkesidir. Tayland'ların geçmişini öğrenmek için birçok arkeolojik araştırmalar yapmışlardır. Bu arkeolojik araştırmalarda Kuzeydoğu Tayland'daki (Eski Siyam) son bulgular Tayland halkının inandığı geleneksel düşüncelerinin değişmesine neden olmuştur. Ban Chiang köyünde bulunan ve geçmişi 5.000 yıl öncesine dayanan kalıntılar hâlâ incelenmekle birlikte, Tayland'ın, Tunç Çağı uygarlıkların¬dan birine ev sahipliği yaptığını kanıtlar niteliktedir. Tarih öncesiyle ilgili birçok araştırmalar yapılan Tay halkı bu devirde yaşayan insanlara ne olduğunu bilmemektedirler. Onlara göre II. ya da 12. yüzyıllara kadar Tayland'a gel¬memişlerdir. Antropologlara göre, daha sonra, Monların ve Khmerlerin yerini alarak güneye, verimli Chao Praya vadisinin geniş alanlarına yayılmışlardır. İS 1259 civarında, günümüzde Tayland'ın bulunduğu yerde Lana Krallığı (Bir Milyon Pirinç Tarlası Ülkesi) kurulmuştur. Başlangıçta Chi¬ang Rai başkent olarak seçilmiş, ancak Kral Mengrai, Ping Nehri'nin kıyısında beş beyaz fare, iki beyaz sambar (bir cins geyik) ve iki beyaz benekli geyiği bir arada gördüğü zaman başkenti Chiang Mai'ye taşımaya karar vermiştir. Sonra Tayland Kralı Mongkut ondan sonra da yerine oğlu Kral Chulalongkorn geçmiştir. Kral Chulalongkorn da aynı siyâsetle bu durumu devam ettirmiştir. Kral Chulalongkorn 1851 yılından 1910 tarihine kadar tahtta kalmış ülkesinin gelişme ve kalkınmasında büyük çaba sarf etmiştir. Ayrıca İngiltere ve Fransa ile çeşitli ticarî anlaşmalar imzalamıştır. 1941 yılında ülke Japonlarca işgal edilmiş ve bu harpten sonra batı siyaseti gütmeye başlayan Tayland, Vietnam'a 11.000 kişilik bir askerî birlik göndermiş ve 1972 yılında bu birliklerini tekrar geriye çekmiştir. 1976 yılında yeni bir ihtilâl olmuş bu sefer ihtilâl daha acımasızca geçmiştir. Bunu 1977 ihtilâli tâkip etmiştir. 1983 yılında Vietnam askerî birlikleri, Tayland, Kamboçya sınırı yakınlarında Kamboçya mülteci kamplarına saldırmış ve 30.000'e yakın mülteci Tayland'a sığınmıştır. Bunun üzerine Vietnamlılar ülkeye girmiş fakat çok geçmeden Taylandlılar saldırganları geri püskürtmüştür. 1988'de seçimleri kazanarak başbakan olan Tümgeneral Chatichai, 25 Şubat 1991'de yapılan askerî darbeyle yönetimden uzaklaştırıldı. Darbecilerin lideri General Suçinda Kraprayun'dır. Askerî Cuntanın hazırladığı anayasa gereğince Millî Meclisin 360 üyesinin belirleneceği seçimler 22 Mayıs 1992'de yapıldı. Seçimlerde hiçbir parti tek başına iktidâra gelecek sandalye sayısını elde edememiştir. Generallerin desteklediği Erdem Birliği Partisi, Cuntanın yolsuzlukla suçlayarak iktidardan uzaklaştırdıkları partilerle bir koalisyon hükümeti kurmuş fakat bir süre sonra çıkan olaylardan sonra hükümet krizi yaşanmaya başlanmıştır. Kurulan geçici hükümetin ardından 13 Eylülde yapılan seçimler neticesinde muhalefet partileri 185 sandalye elde ederek yeni hükümeti kurmaya başlamışlardır.(Ocak 1994). Bugün bu ülke uzun bir bağımsızlığa sahip olup Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği üyesidir. Tayland; Myanmar(Burma), Laos, Kamboçya ve Malezya gibi yakın komşularının aksine Avrupa'nın sömürge gücü haline gelmemiştir. Daha da önemlisi Tay halkı hiçbir zaman kimliklerini kaybetmemiştir. Modern Tay bayrağının renkleri bile kültürlerini simgeler niteliktedir. Kırmızı renk milleti, beyaz renk Budizm'i ve üç kuvveti, monarşı maviyi sembolize etmektedir. Tayland ve Görülecek Yerleri Tayland bereketi, tropikal manzarası ilginç inançları ve kültürleri sayesinde turistlerin her zaman ilgisini çekmiştir. Uzun ve zengin mirası , doğal kaynakları, ekonomik canlılığıyla ülkenin dinamizmi her zaman üst seviyede olmuştur. Zevkli ve huzurlu, şaşaalı ve ince yapısıyla Tayland her zaman ilgi uyandırıcı olmuştur. Tayland 'ın kuzeydoğusundaki bölgelerde Khmer tapınakları, renkli festivaller ve ipek dokuma köylerin cazip karışımını sunmaktadır. Phimai ve Phnom Rung, Khemer tapınaklarını görmek için ziyaret edilebilinecek en iyi yerdir. Bu tapınakların her ikisi de özenle restore edilmiştir. Platonun kuzey kenarında bulunan küçük Ban Chiang Güneydoğu Asya'daki majör arkeolojik sitelerinden biri ev sahipliği yapmaktadır; Ulusal Müzesi burada değerli bronz-gereçleri ve seramik AD 200 2100 M.Ö. kadar uzanan bir koleksiyona sahiptir. Surin ise ipek dokuma merkeziyle ünlüdür. Her kasım ayı gerçekleştirilen bu festivale Fil Roundup ev sahipliği yapar ve yerel Suay Kabiliesi kendi fil işleme becerilerini göstermek isteyenlere şans verir. Başka ilgi çekici bir festival ise her mayıs ayında gerçekleşen en iyi ev yapımı roketlerin sergilendiği Rocket Festivali'dir. Geniş bir yol ağına sahip olan kuzey Tayland ; kuzey, kuzeydoğu ve Tayland merkezi kapsar. Bankok, Chiang Mai and Chiang Rai şehirleri uluslar arası havaalanlarına sahiptir ve birçok kentte de yurt içi uçak seferleri bulunmaktadır. Güney Tayland körfezi ise uzun kıyı şeridi, güzel plajları ve pastoral deniz adaları ile ziyaretçiler için ilgi çekici güzellikleri bulunmaktadır. Güneyde Malezya sınırı, doğuda Combodian sınırı, batıda ise Ansaman sahili iyi ve kaliteli yollara sahiptir. Tayland halkının kendine has kültürleri vardır.Tayland'da birçok etkin azınlık kabile grupları bulunmaktadır. Ama en büyük kabileler Çin'de bulunmaktadır. Tayland merkez, Kuzey, Kuzeydoğu ve Güney olarak dört ana bölgeye ayrılır. Bu bölgeler arasında çok az da olsa lehçe farkı olmaktadır. Her bölge de kendine ait topografik bir kimliğe sahiptir. Bölgenin kuzeyine ormanlık, dağlar, tepeler ve azınlık olan kabileler hakimdir. Güneyinde ise Kra Yarımadası yağmur ormanları ve kauçuk plantasyonları ile 2500km kıyı çizgisine sahiptir. Burası Malay-Müslüman kültürünün büyük bir etkisi altındadır. Tayland, turizmin ülke için önemini fark eden ülkelerin başında geliyor. Bu nedenle Sevgililer Günü'nde yeni bir uygulama başlatmıştır. Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen 30 çift, ülkenin güneyinde bulunan Trang şehrinde, su altında nikâh tazelemiştir. Şehirde bulunan doğal güzellikleri korumak için oluşturulan doğa parkının içinde düzenlenen tören çok renklidir. Tayland Hava Yolları'nın organizasyonu ile ülkeye gelen çiftler, Bangkok'ta bir gece kalıp, ertesi günü Trang'a geçmiş havalimanında geleneksel giysiler giyen yerliler tarafından karşılanan ve fillerle kalacaklarını otele götürülen çiftler, akşam Tai yemeklerinden oluşan bir baloda ağırlanmıştır. 14 Şubat günü ise, botlarla Kradan Adası'na giden çiftler, burada giysilerini giyip topluca su altına dalmıştır. Su altında yüzüklerini değişen çiftler, sembolik de olsa evliliklerini öpüşerek kutlamıştır ve bunların hepsi su altında olmuştur. Bu günün anısına kendilerine hazırlanan sertifikaları da verilen çiftler, bölgede denizin, güneşin ve güzelliklerin tadına da varmışlardır. Yeni bin yıla yepyeni bir turizm anlayışı getiren Tayland, bundan sonra da çiftler için bu tür sürprizler hazırlamaktadır. Bu tür bir evlilikle geçen yıllara yenilik katmak isteyenler Trang'a gidebilirler. ![]() Çok çeşitli tatil imkanları sunan Tayland'da balta girmemiş orman-lar, kalabalık şehirler, pırıl pırıl plajlar ve ülkenin kuzeyindeki Chiang Mai şehrinde dünyanın en büyüleyici gece pazarla¬rını görmek isteyenler için mutlaka gidilmesi gereken yerlerden biridir. Ayrıca burası İpek, örgü sepet, lake ahşap işleri sevenler için birçok alışveriş imkanı sunar. Birçok amitasyon malların satıldığı bu mağazalarda pek çok ünlü markaları çok düşük fiyata alma imkanı sunar. Tayland ekvatorun yaklaşık 1000 km kuzeyinde, güney tropikal alanları kapsar. Tayland 'a bulunan çeşitli topografya ve yumuşak iklim flora ve fauna da zengin bir çeşitliliğe yol açmıştır. Kuzeyde tepeler yoğun tropikal ormanlarla kaplanmıştır. Birçok turizm ve sanayi tarafından tehdit edilen doğal alanlar hayvan türlerinin yok olmasına ve orman alanlarının azalmasına neden olmaktadır. Bunun için birçok ulusal park kurulmuştur. İlk kurulan park 1962 yılında Khao Yai parkıdı. Khao Yai Ulusal Parkı'nda yanar¬döner yalıçapkınları ve göğüs bölümü portakal renkli, kızıl başlı trogonlar ağaçların yapraklarıyla bezenmiş gökyü¬zünün gölgesinde uçuşmaktadırlar. Gibonlar (kuyruksuz ve uzun kollu bir maymun türü) ve uçan sincaplar, filler, Asya kara ayıları ve kaplanlar da bu geniş alanlarda yaşarlar. Burada 900'ü aşkın türden herhangi birini görmek mümkündür. Ayrıca bol¬ca orkide yetişir ve pek çok kelebek vardır. Doğal yerleri tercih eden ziyaretçiler için ülkenin orta bölgelerinde oldukça uzun ve göz dolduran pirinç tarlaları, görkemli Sukhothai ve Ayutthaya harabeleri, Tayland'ın 34.500 km2lik bölümünü oluşturan uçsuz bucaksız doğal güzelliklerin bulunduğu yerlere gidilebilir. Güneyde, Tayland Körfezi'nde ve Andaman Denizi kum-sallarının açıklarında denizin mavi sularından çıkan hariku¬lade tropik adalar bulunur. Phuket, Ko Phi Phi ve Ko Samui turistik tesisleri, dünyanın dört bir tarafından güneş¬lenmeyi sevenleri kendine çekmektedir. Buraya gelen ziyaretçilerin en güzel şekilde konaklamalarını sağlayan her zevke ve bütçeye uygun uluslararası standartlarda oteller ve tesisler bulunmaktadır. Tayland'a unutulmaması gerekenlerden şeylerden biri Budizm inancının yoğun olduğu bu yerde bu inanca göre insan başlarının çok kutsal olmasıdır. Bu nedenle Tayland a gittiğinizde çocuklar dahil kimsenin başını okşamamalısınız. Tanışma sırasında ise Taylar, geleneksel selamları olan avuçlarını çenelerinin altında birleştirerek Wai selamı verirler. Tayland'a gelen ziyaretçilerin çoğu Tayland'ın başkenti Asya'nın en kalabalık şehirlerinden biri olan dünyanın her bir yanından direkt uçuş yapılan Bangkok Uluslararası Havaalanı'nın bulunduğu Bangkok'tan başlamaktadır. Şehirdeki yüzer Pazar hala görülmesi gereken yerlerden biridir. Ancak günümüzde daha çok bu kalabalık şehirde trafik ve yüksek binalar şehrin hakimiyeti altına girmiştir. Tayland halkının çoğunluğu dost canlısı ve misafirperverdir. Yol kenarlarından gelen ziyaretçilere bal tatlısı, ananas satan birçok Tayland halkı görmek mümkündür. Kanchanaburi Sakin ve gösterişli bir bitki örtüsüne sahip Kanchanaburi'nin doğal güzellikleri kadar tarihi de geniştir. Burası, Pierre Boulle'nin romanında ve aynı romana dayanan filmde anlatılan, binlerce savaş esirinin II. Dünya Savaşı sırasında ünlü Kwai Köprüsü'nü yaparken öldüğü yerdir. Binlerce kişinin öldüğü bu savaştan sonra köprünün sadece ayakları üstündeki sekiz kemeri orijinal kalmayı başarabilmiştir. Bu köprüden ister yürüyerek ister her gün buradan kalkan iki trenden birisine binerek hoş bir gezi yapılabilir. Köprünün yapımı için yüz binlerce kişinin öldüğü bu yerde Asyalı siville birlikte, 8.000'den fazla İngiliz, Hollandalı, Avustralyalı, Malezyalı, Hintli, Kanadalı ve Yeni Zelandalı esir ve askerin yattığı iki mezarlığı ziyaret edilmesi gereken yerlerden biridir. Bu mezarlıkları gezerken üstünde yazılan yazılar okumanız tavsiye edilir. Bunların haricinde nehir kıyısındaki JEATH Savaş Müzesi'ne de bir gezi yapılabilir. Bu müzede Japon zulmünü belgeleyen esir kamplarında kullanılan bambu bir barakada bulunan sergi, fotoğraflar ve o dönemden kalan eşyalar bulunur. Tayların bu esirlere sempati duyduğu, onlara yaptığı gizli yardımları ve esirlerin zor koşullarda hayatta kalma mücadelesini bu müzede görmek mümkündür. ![]() Her gün 09.00-17.00 arası açık olan köprünün güneyindeki Tayland-Birmanya Demir- yolu Merkezi ölüm Demiryolu'nun tarihi hakkında detaylı bilgi sunmaktadır. Sangkhlaburi Sangkhlaburi kentinde birçok görülmeye değer üsler bulunmaktadır. Girişimci işadamları, turistler için Kanchanabari'nin kuzey¬batısında ülkenin en bozulmamış manzaralarından bazıları¬na sahip üsler kurmuştur. Nehrin yanındaki bir otel klimalı odaları ve yüzme havuzu ile misafirlerini şımartırken, daha az konforlu olan diğer bir iki otel ise nehirdeki bambu sallar üzerine kurulmuştur. Çağlayanlar, mağaralar ve Eravan Ulusal Parkı'nın da içinde bulunduğu ulusal parklara yapılacak geziler bu kamplardan düzenlenebilir. Sangkhlaburi, yakınlardaki Mon ve Karen köylerine fil üstünde gezi yapmak için ideal bir üstür. 12 kilometre daha ileride, 1.400 metre yükseklikte bulunan Üç Pagoda Geçi¬di, adını, buradaki 18. yüzyılda yapılmış üç küçük beyaz Chedi'den almıştır. Sai Yok Ulusal Parkı'nın yukarısında, savaş esirleri tara¬fından meşale ışıklarının altında kazılarak açılan Cehennem Ateşi Geçidi bulunur. Khao Laem Göleti'nin kuzey ucun¬daki Sangkhlaburi'ye giden yol, havzadaki ulusal parkların ormanlarla kaplı dağlarının yamaçlarından geçer. Ayutthaya Ayutthaya uzaklık olarak Bangkok'un 88 km. kuzeyinde yer alır. Tayland 'ın eski başkentine gitmek için en güzel ve zevkli yolu Chao Praya Nehri'nden bir turla gitmektir. Ayuttaya 'ya her gün seferler düzenleyen firmalar bulunmaktadır. Yol üzerinde ilerlerken pirinç tarlalarını, Nakhon Sawan'a kadar uzanan kırsal bölgenin başlangıcını, fabrikaları ve depoları görmek mümkündür. Ayutthaya'da düzinelerce yapı bulunmaktadır. Bu yapıları bir günde gezmekte zorlanabilirsiniz Ayutthaya da ilgi çekici güzellikte arkeolojik bölgeler bulunur. Ancak turların çoğu bu arkeolojik bölgeyi gezmeden önce, tu Bang Pa-In kraliyet konutuna uğramayı ihmal etmezler. Bahçeler içinde kurulmuş olan bu saraylar 19. Yüzyılda kral Chulalongkorn tarafından yaptırılmıştır. Bunlardan en güzeli gölün ortasın¬da bulunan ve Kral Chulalongkorn'un gün batarken şiirler yazdığı, görkemli Aisawan Thipha-at (Kişisel Özgürlüğün Kutsal Makamı) 'dır. Bu muhteşem saraydan sonra 'Mükemmel ve Parıltılı Ev' ya da 'Bilge'nin Seyir Yeri' gibi saraylar en ilgi gören saraylar arasındadır. Tayland'ın eski başkenti olan Ayutthaya ülkenin en büyük uygarlıklarından biridir. Ayuttaya'daki harabelere yapılacak tura Sanphey Caddesi'ndeki Wat Phra Sri Sanphet'den başlamak en iyisidir. 1491 'de inşa edilen tapınak, 16 m. boyunda ve 250 kg. ağırlığındaki altın kaplı bir Buda heykeline ev sahipliği yapar. 1767'de, altını eritmek için heykeli ateşe veren Birmanlar hem tapınağı hem de hey¬keli yok etmişlerdir. Görebilecekleriniz, Kral Borom Trai Lokanat ve iki oğlunun küllerinin bulunduğu restore edilmiş chedi' lerdir. Görüntüsünün yansıdığı havuzların ortasında duran, 14. yüzyıldan kalma Wat Phra Ram da birkaç fiili kapı, naga ve garuda diye adlandırılan efsanevi yaratıkların yanı sıra, taş Buda imgelerinin sıralandığı arkadlı bir avlu bulunur. Tapınak 1369'da Kral Ramesuan tarafından babasının yakıldığı yer¬de yaptırılmıştır. Buradan sonra, Ayutthaya'daki en güzel tapınak komp¬lekslerinden biri olan, 1380'lerden kalma Wat Phra Mahat- hat'ıziyaret edebilirsiniz. Bir zamanlar değerli taşlar, altın ve kristallerden olu-şan değerli hazineler ve altın bir kutuda saklanan Buda'nın röliklerini barındırmıştır. Bunlar, günümüzde Bangkok'taki Ulusal Müze'dedir. Wat Mahathat'ın yanındaki Wat Ratchaburana (her gün 08.00-17.00 arası açık, giriş ücretli), 15. yüzyılda fillerle yapılan bir savaşta birbirini katleden iki kardeş Prens Ai ve Prens Yo'nun mezarlarının yanına yaptırılmıştır. Tapınağın altındaki bölümlerdeki freskler hâlâ durmaktadır. Ama taşınabilir tarihi eserler YA çalınmış ya da müzelere götürülmüştür. Ayutthaya dönemi sanatını gözden geçirmek için,harabelerden çıkarılmış ve korunmuş heykellerle dolu Chao Sam Phra müzesini (Çrş-Pa arası,09.00-16.00 arası açık, giriş ücretli)gezebilirsiniz. Burada 13. Ve 14.yüzyıllardan kalma güzel bronz Buda heykelleri, dinsel, geleneksel ya da çiçek figürleri oymalı 17. ve 18. yüzyıllar-ıma kapı panelleri ve bir 15. yüzyıl altın mücevher koleksiyonu vardır. Şehirden birkaç kilometre uzakta, avcıların, sayıları 200'e kadar çıkan yabani fil sürülerini çitlerle çevrili alanlara sür- AH en fil kraal't ziyaret ederek turunuzu bitirebilirsiniz. Yakalandıktan sonra, ya savaşçı olarak ya da ender rastlanan beyaz fillerden ise, güç simgesi olarak kralın hizmetine umulardı. Son yabani fil I903'de Kral Chulalongkorn'un hükümdarlığı sırasında yakalanmıştır. Eski Şehir Bangkok Tayland'ın manevi ve tarihsel kalbi olarak görülmektedir. sınırlıysa, eski başkentleri görmek için Sukhothai ya da Ayutthaya'ya gitmeniz gerekmez. Burada eski tapınakları ve türbeleri görebilirsiniz. Ayrıca dünyanın en büyük açık hava müzesi olduğu söylenen, Bangkok'un 33 km. güneydoğusunda, ileri görüşlü bir tapınak tutku olan birisinin yaptığı müzedeki tapınak maketleri, orjinallerini yansıtmakta en az orjinalleri kadar merak uyandırmaktadır. Tayland'ın haritası şeklinde uzanan, 80 hektarlık bir alanı kaplayan Eski Şehir ya da Muang Boran'da ülkenin en büyük binaları tam boyda ya da daha küçük ölçekte yeniden yaratılmıştır. Dünyada türündeki en büyük tesis olarak bilinenTimsah Çiftliği ve Hayvanat Bahçesi Eski Şehir'den 5 km. ileride, Samut Prakarn'dadır. Yaklaşık 60.000 civarında timsah bulunmaktadır. Burada, bir Dinozor Müzesi'nin yanı sıra egzotik kuşların, kaplanların, şempanzelerin, devekuşlarının, deve¬lerin ve fillerin bulunduğu bir hayvanat bahçesi de vardır. Bu çiftlik ve hayvanat bahçesinin iki türlü amacı vardır. Halka hem görsel bir eğlence sunmak ve eğitmek hem de türü tükenmekte olan hayvanları korumaktır. Hua Hin Bangkok'un 220 km güneybatısında Tayland körfezinin karşı yakasında bulunan Hua Hin'in daha sakin ve dinlendirici bir havası vardır. Ancak son zamanlarda sitelerin ve yazlık evlerin oluşturduğu bir bataklık, bu eski balıkçı köyünü ve bir zamanlar yüzmek için çok hoş bir yer olan uzun sahillerini daha kötü bir hale getirmiştir. Buna rağmen tembel¬ce yatabileceğiniz şezlongları, midilli turları ve golf sahala¬rıyla Hua Hin yakınındaki şehirlerden farklı bir etkiye sahiptir. ORTA TAYLAND Orta Tayland yüzyıllar boyunca ülkenin pirinç ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılamaktadır. Bangkok'un dış mahallelerinden başlayan bu verimli ova bölgenin bereketli topraklarıyla dikkat çekmektedir. Yüzyıllar önce tarımın kalbi olan bu bölge, aralarında Satchanalai, Sukhothai ve Lop Buri'nin de bulunduğu, krallığın en büyük uygarlıklarından bazılarına ev sahipliği yapmıştır. Bu şehirlerden günümüze ulaşan kalıntılarda, altın çağlarını yaşadıkları dönemin izlerini görmek mümkündür. Bölgenin en popüler yeri Tayland'ın eski başkenti Ayutta'dır. Chiang Mai şehrine Bangkok'tan kolayca geçilebilir. Orta Tayland'a bulunan Chao Phraya Nehri havzası verimli arazisiyle pirinç üretimi için ideal bir alana sahiptir. Khao yai de ülkenin en büyük ve en eski ulusal parkı, Lop Buri'de kurulan krallık ve Ayutthaya'nın eski başkent olması, Kanchanaburi de 2. Dünya savaşında ölüm demir yolunun inşa edilmesi bu bölgenin önemini arttımıştır. Lop Buri Tayland'ın en eski şehirlerinden biri olan Lop Buri Khmer imparatorluğunun önemli bir kolu olmuştur ve bu şehrin en önemli özelliği Khmerler tarafından inşa edilen harika taş tapınaklardır. Bu tapınaklar şehrin tren istasyonundan bile göze çarpar. Lop Buri İlk başlarda Khmer halkının başkentlerindendi ve 17. yüzyılda Tayland'ların denetimi altındayken gelişmiştir. Buranın başkent seçilmesinin sebebi Kral Narai zamanında ülkenin başkenti olan Ayutthaya'nın başına eklenmedik bir şey gelirse ikinci ihtimal olarak burayı başkent yapmalarına karar vermiştir. Bu karardan sonra Kral Narai haklı çıkmış ve Ayuttha ertesi yüzyılda Birmanlar tarafından yağmalanmaya başlanmıştır. Lop Buri' ye gitmek isteyenler 17. Yüzyılda inşa edilen ve 12 yıldan fazla süre tamamlanması süren Lop Buri sarayından ya da Phra Narai Ratchaniwet'ten tura başlayabilirler. Bu sarayda birçok sanat güzellikleri ve ilgi çekici eserler görmek mümkündür. En yaygın olanı şüphesiz Khmer sanatının mükemmel örnekleridir. Bu eserler saraydaki Ulusal Müze de yer almaktadır. Bunların haricinde sarayda birçok dallar bulunur. Eski hazine daireleri, ziyafet salonu, üst düzey yabancı ziyaretçiler için kabul salonu, kralların fil ve atların barınakları olan ahırlar bunlardan bazılarıdır. Saraydan sonra Geraki Konstantinos Phaulkon'un evi olan ancak önceleri Tayland'ın ilk Fransa büyük elçisi Chevalier de Chaumont un konutu olmuş Ban Vichayen ziyaret edilebilir Lop Buri maymunlarıyla ünlüdür. Bu maymunları Kala Mabeti'nin yanındaki demiryolunda ve ziyaretçilerden yiyecek ve meyve dilenip bir yerlere asılarak sallanmayı sevdikleri, kendine özgü üç prang'ıyla muhteşem bir 13. yüzyıl tapınağı olan yakınlardaki Phra Prang Sam Yot çevresinde görmek mümkündür. Elinizdeki şeyleri alarak kaçan bu maymunlara karşı dikkatli olmanız gerekir. Çünkü fotoğraf makinenizi ve diğer değerli eşyalarınızı alıp gözden kaybolabilirler. Sukhothai Sukhothai Tayland'ın kuzeyde bulunan illerinden biridir. Komşu şehirleri Phrae, Uttaradit, Phitsanulok, Kamphaeng Phet, Tak ve Lampang dır. Bangkok'un 427 km. kuzeyinde bulunan bu yerde Tay heykelciliğinin tarihteki en güzel örneklerini görmek mümkündür. Mutluluk şafağı olarak da adlandırılan bu kent Tayland'ın görkem¬li şehir harabeleri içinde etkileyici bir güzellik sunar. Sukhothai pirinç tarlaları ve uzak tepelerle çevrilidir. 13. yüzyıl sonları ve 14. yüzyıl başlarında efsanevi Kral Ramkhamhaeng'in yönetimi altında kurulduktan sonra, Ayutthaya'ya yenilip, halkı kaçana kadar yaklaşık 150 yıl boyunca gelişmeye devam etmiştir. Sukhothai 'de 200 kadar kale hendeği, fırın, heykel ve tapınak UNESCO ve Tayland hükümetince uygu¬dan kapsamlı bir yenileme programı çerçevesinde yenilenerek eski ihtişamına kavuşmuştur. Birçok güzel heykellerin bulunduğu bu şehirde en güzel örnekleri görmek için Ramkhamhaeng Ulusal Müzesi'ne gidilebilir. Burada, 14. Yüzyıldan kalma Yürüyen Buda örneğini de görmek mümkündür. Kral Ramkhamhaeng'in ünlü kitabesinin bir kopyası da burada sergilenir. 14. yüzyıldan kalma, Phra Attharot olarak bilinen ayakta duran Buda imgelerine ev sahipliği yapan, Sukhotdeki en büyük ve en güzel tapınaktır. Taş köprü tapınağı olarak bilinen şehrin 2 km batısındaki Wat Saphan Hin tapınağı boyutları 12 metreyi aşan Buda heykellerini barındırır. Bu heykellere ulaşmak için uzun bir yol kattetmek gerekir. Ancak sonucunda görülen manzara harcanan zahmete değer niteliktedir. KUZEY TAYLAND Nüfusun daha seyrek ve kırsal alanların daha fazla olduğu Kuzey Tayland manzara seyretmek isteyen ziyaretçiler için seyahat edilebilecek yerlerden birisidir. Tepelerin ve pirinç tarlalarının bulunduğu bu yer doğal güzelliklerin elde değmemişliği ile tipik bir doğa kentidir. Bunların haricinde Kuzey Tayland'da birkaç ilginç modern şehirler bulmak mümkündür. Ülkedeki en güzel manzaralardan bazılarına sahip olan bu bölge bir zamanlar engebeli arazinin ayırdığı ve yal¬nızca fillerle ulaşılabilen küçük yönetim birimlerine bölünmekteydi. Günümüzde bile eski kültürlerini devam ettirmekte bölgede yaşayan insanlar Birman ve Laos dillerinin etkisini hala taşımaktadırlar. 13. Yüzyılda Sukhothai, Ramkanhaeng Kral döneminde bir ölçüde bu bölgeye hâkim olmuştur. Ancak bu gücü oldukça kısa ömürlü olmuştur. Günümüzde bu bölgeye ulaşmak oldukça kolaydır. Uluslararası Tay Havayolları, Bang¬kok'tan Chiang Mai'ye bir saatten az bir sürede uçarken, klimalı ekspres otobüsler aynı yolu dokuz saatte, geceleri çalışan ekspres trenler ise 12-14 saatte almaktadır. Chiang Mai ve Chiang Rai etrafındaki bölgeyi beş günlük bir geziy¬le kolayca keşfetmek mümkündür. Chiang Mai Tayland'ın en önemli ikinci kenti olan Chi¬ang Mai Lanna Krallığı döneminde 1292 de Kral Mengrai tarafından ülkenin başkenti olarak şeçilmiştir. Şehrinin kuzeyindeki verimli vadilerde Tayland'a özgü orkide tarlalarını ve fil eğitim kamplarıyla sizlere muhteşem görsel güzellikler sunar. Son yıllarda Chiang Mai giderek modern bir şehir haline gelmiştir. Bugün ziyaretçiler sadece etkileyici tapınakları görmek için değil aynı zamanda alışveriş, çeşitli tesisler, lüks oteller ve lokantaları görmek için de buralara ziyaret etmektedirler. Kuzeyin başkenti olan Chiang Mai halk arasında sık sık "kuzeyin gülü" olarak adlandırılır. Eskiden tepenin yamacındaki bir cennet köşesinden farklı olmayan şehir, hızla büyüyerek yeni butik oteller, şık lokantalar ve değişen stiliyle turistlerin ilgisini çeken büyük bir şehir haline gelmiştir. Birkaç bin lüks odası keyifli pansiyonlarının yanı sıra Avrupa tarzında bar ve restoranları da bulunur. Tur operatörleri, el sanatlarıyla dolu köyler, tapınaklar ve dağ kabilelerine tur seçenekleri sunmaktadırlar. Bangkok un bunaltıcı sıcağından sonra , Chiang Mai nin ılıman iklimi burayı görmeye gelen insanları rahatlatmaktadır. Serin hava kendini hemen belli eder ve bu yüzden burada yıl boyunca bolca meyve sebze ve çeşitli çiçekler bulunmaktadır. Yeni şehir anlamına gelen Chiang Mai 13. Yüzyılın sonunda Kral büyük Mengrai tarafından kurulmuştur. Bir efsaneye göre bir bölümü halen ayakta olan şehir surları, gece gündüz vardiya usulü çalışan 90.000 kişi tarafından inşa edilmiştir. Mengrai, bazıları hala ayakta olan çeşitli tapınaklar ve güzel binalar da yaptırmıştır;buralara yürüyerek ya da motorsiklet kiralayarak gezilebilmektedir. Ayrıca ipekli kumaşlar elde boyanmış şemsiyeler ve lake ürünler için yakınlarda bulunan el sanatı merkezlerine uğranılabilir. Şehrin içi Ziyaretçilerin gezmeye başlaması için en ideal yer Wat Chiang Man'dir. Kral Mengrai Grai yönetiminde en eski tapınakların olduğu bu yer 13. yüzyılda yapılmış tapınak ve manastır tasarlanmadan önce Kristal ve Mermer Buda'lar bulunmaktadır. Bu budalar iki tane önemli dinsel heykel parmaklıklar, sürgüler ve camlar arkasında korunmaktadır. Ayrıca burada fil heykelleri de bulunmaktadır. Bu fil heykelleri tapınağın arkasında bulunan Chedi'yi çevreler ve Güneye doğru 15 dakika yürüyünce Wat Chedi Luang'ın büyük chedi harabesine varılır. Burası depremden hasar görmüş ve 400 yıldan beri burada bulunmaktadır. Muhteşem bir Buda hey¬keline ev sahipliği yapan Wat Phra Singh'de anlatılan efsaneye göre heykel krala götürülürken üzerinde taşın¬dığı savaş arabası tapına¬ğın önünde bozulmuştur. Bu olayın, heykelin daha ileri gitmek istemediğine dair bir işaret olduğuna inanılarak, heykel buraya yerleştirilmiş. O zamandan beri bir kütüp¬hane, zarif oymalar ve hey¬kellerle birlikte burada bulunmaktadır. Wat Suan Dok'u ziyaret etmek isteyenler için ilgi çekici eser Lanna krallarının küllerinin burada bulunmasıdır.Burada mutlaka görülmesi gerekilen son tapınak ise Yedi Tepe olarak bilinen Wat Jet Yot'tur. Bu tapınağın Mahabodhi Tapınağı'ndan esinlenerek yapıldığı söylenir. Chiang Mai de tapınaklar ve geleneksel tarihi eserler haricinde daha değişik eğlenceler isteyen ziyaretçilere bol seçenekler sunmaktadır. Bunlardan bazıları görmek için eski Chiang Mai kültür merkezine uğrayabilirsiniz. Burada geleneksel Lanna dansı, akşam yemeği ve dağ kabilelerinin gösterileri sunulmaktadır. Bunların haricinde nefis yerel lezzetleri tadabileceğiniz Somphet (Moonmuang Caddesi) veya hareketli Warorot (Wichyanon Caddesi) gibi Pazarlara gitmek mümkündür. Görülmesi gereken son yer olarak; Chang Klan caddesindeki gece fuarı akşamları, göz alıcı kuzey el sanatlarının satıldığı ve normal bir Tayland pazarından daha fazla çeşitlerin bulunduğu etkileyici pazardır. Şehrin Dışı Günü birlik tur yapanlar için buralardaki tapınakları, köyleri ve diğer yerleri görmek için şehrin dışı ideal bir yerdir. Fillerin yaptıkları ilginç şeyleri görmek isteyenler , Chiang Mai'nin 56 km. kuze¬yindeki Taeng Dao'da bulunan fil kampına gitmeleri gerekir. Burada fillere nasıl kereste taşıyacakla¬rını öğrenen ve nehirde banyo yapan bu büyük yaratıkları görebilirler. Yıllar önce filler bu gösterilerin haricinde çeşitli amaçlarla kullanılırdır. Engebeli arazide taşımacılık için ve suyun üstünde yüzdürülerek taşınan kütükleri nehre çekmek bunlar arasındadır. Günümüzde ise filler daha çok şov amaçlı gelen turistleri ve ziyaretçileri eğlendirmek için kullanılmaktadır. Burada bu fillerin üzerine binerek bir tur atılabilir ve sonrasında rengârenk kuş¬larla dolu yemyeşil arazilerde bir rafting turu yapılabilir. Kuzey Tayland 'daki San Kamphaeng köyü Chiang Mai'nin 13 km doğusunda , ahşap heykeller, devasa kil çömlekler ve parlak renk-lerle boyanmış kâğıt şemsi¬yelerle süslenmiştir. Buraya gelen ziyaretçiler ipekle kumaş dokuyan ya da lake ürünler ve boyalı şemsiyeler yapan yöre halkını izleyebilir ve daha sonra buradaki parlak ve güzel hediyelerden satın alabilirler. Bir diğer görülecek yerlerden biri olan Doi Suthep Dağı Chiang Mai'nin 16 km. kuzeybatısında 1.600 m. Yüksekliğinde bir zirvedir. Bu dağa çıkan ziyaretçiler şehrin ayaklarının altında olduğunu hissedebilir ve muhteşem manzaraları kuş bakışı izleyebilirler. Ayrıca bu zirvenin altında Kuzey Tayland'ın en ünlü tapınağı bulunur. Efsa-neye göre, 14. yüzyılda kut¬sal bir beyaz fil, tapınağın vurulduğu yeri arayıp bul¬duğunda üç kere hortumu¬mu öttürerek, Buda'ya olan saygısını göstermek için diz çökmüştür. Otoparktan, zirvedeki her bir köşesinde muhteşem bronz güneş şemsiyelerinin bulunduğu altın chedi'ye 300 basamaklık bir yürüyüş vardır. Arkadlı avluda Buda heykelleri sıralanmıştır. Tapınağı geçtikten sonra Phuphing Sarayına gelinir. Bu saray Tay kralının ve kraliçesinin genellikle kış mevsiminin bir bölümünü geçirdikleri yerdir. Kraliyet ailesi burada olmadıkları zaman hafta sonları ve tatil günlerinde, çok çeşitli çiçeklerin bulunduğu bahçeler halka açılır. Son olarak bu bölgede görülmesi gereken yerlerden birisi Doi Pui adındaki küçük Hmong ya da Meo köyüdür. Bu köye ulaşım kolay olduğundan doğal güzelliklerini pek fazla korumayı başaramamıştır. Burası zamanı kısıtlı ve dağ köylerinde yaşayan halkın hayat tarzını görmek isteyen ziyaretçiler için ideal bir yerdir. Burada ayrıca afyon müzesi bulunur. Renkli kostümlerle ve püsküllü çantalarla dolanan çocuklar gelen ziyaretçilere basit el işleri satmaya çalışmaktadırlar. Bunların haricinde daha doğal bir ortamdaki dağ kabilelerinin köylerini görmek için rehberli dağ yürüyüşlerine katılmak size olağanüstü güzellikleri görmenize yardımcı olacaktır. Uzun mesafeler yürümeniz ve konforsuz yerlerde uyumanız gerekebilir, ancak bir rehberin yardımıyla, rüzgâr ve yağmurların ruhlarına ina¬nan birçok Karen kabilesini ya da erkeklerinin gümüş tokalar ve siyah sarıklar taktığı, kadınlarının da nakışlı, sarı ya da beyaz elbiseler giydiği Lahu halkını görebilirsiniz. Chao doi olarak bilinen bu dağ kabileleri, Tibet ve güney Çin'den çeşitli yolları izleyerek Birmanya, Tayland ve Laos'a gelmiş göçebe insanlardan oluşur. Her birinin kendi¬ne özgü giysisi, dili ve kültürü olan Karen, Hmong, Akha. Yao, Lisu ve Lahu adındaki altı kabileden oluşan bu insan¬ların nüfusu 550.000 civarındadır. Genellikle 1.000 metreden yüksek yerlerde yaşamayı seçen, dağlık yerlerde oturan kabile halkı toplayıcılık yaparak, kesip yakarak açtıkları yerleri işleyerek, tavuk ya da siyah domuz gibi evcil hayvanlar yetiştirerek geçimlerini sağlarlar; kabileler arası ticaretin tümü takas yoluyla yapılmaktadır. Geleneksel açıdan chao doi ortak bir mitolojiyi de paylaşmaktadırlar. Bu dağ insanları bir ejderhanın üzerinde yaşadıklarına ve ejderhanın hareket etmemesi için huzuru ve barışı bozma¬maları gerektiğine inanmaktadırlar. Chiang Mai'deki seyahat acentaları, bir günlük kısa geziler¬den, üç ya da dört gün sürebilen yolculuklara kadar değişen geziler düzenlerler. Buradaki halkın bazıları cana yakındır ve rengârenk değerli taşlarla süslü giysileri ve basit kulübelerinin ilgi odağı olmasından mutlu olurlar; bazıları ise kendi geleneklerini bir kenara atmış, pantolon ve tişörtle modern dünyaya katılmıştır. Lamphun Bu antik kent MS 750-1281 yılları arasında Haripunghai Krallığına başkentlik yapmıştır. Günümüzde ise Lamphun ve Kuang nehrinin yanında büyük ahşap evleri, huzurlu atmosferi, antik tapınakları, çevredeki kırsal ve pirinç tarlaları ile bir karaktere bölünmüştür. Her ne kadar efsaneye göre Tayland'daki en güzel kadınlar Lamphun'dan gelse de, Chiang Mai'nin 30 km. güneyinde bulunan bu huzurlu, eski şehri ziyaret etmek için tek neden bu değildir. Lamphun'un en önemli tapınağı Wat Phra That Haripunchai manastırıdır. MS 1044 yılında kurulmuş olan bu tapınak hareketli bir eğitim ve meditasyon enstitüsüdür. Manastırın ortasındaki büyük, altın chedi bin yıldan eskidir ve bunu inşa eden işçiler daha basit bir tanesini de kompleksin dışında kendileri için yapmışlardır; burası günümüzde bir harabedir. Bu tapınak 1930 yılında en saygın rahiplerden Khrubaa Siwichai tarafından restore edilmiştir. Lamphun'un yakınlarında bulunan ulusal müze küçük ama mükemmel bir yapıya sahiptir. Bu müzeler birçok dönemin oymalarına ve eserlerine ev sahipliği yapmaktadır. Bunlar arasında Dvaravati, Haripunchai ve Lanna Kral' lığıdır. Lamphun'un merkezinden, 1.000 yıl kadar önce Lamphun'un Mon Krallığı'nı yöneten Kraliçe Chama Devi'nin hükümdarlığı sırasında yaptırdığı sanılan Wat Chama Devi'ye bisiklet taksiyle gidilebilir. Burada yer alan orijinal eserler arasında, kenar duvarlarında 60 tane ayakta duran Buda imgesi bulunan beş katlı chedi görülmeye değerdir. Lamphun 'un ünlenmesine neden olan bir diğer faktör de birbirinden lezzetli meyvelerin bulunduğu bahçelerdir. Bu meyveler oldukça tüketilmekte ve tatları böğürtlene benzemektedir. Lampang Kuzey Tayland'ın ikinci en büyük kenti olan Lampung hızla büyümekte ve bir ticaret merkezi haline gelmektedir. Lampang Tayland'a gezmek için iyi bir yerdir. Chiang Mai'nin 100 km. güneydoğusunda bulunan bu eski ve güzel şehirde ana caddelerinde çok rahatça gezen ve şehrin temel ulaşım aracı olan atlı arabaları görmek mümkündür. Hem ulaşım aracı kullanılan bu atlı arabalar hem de bölgeyi gezmek için ideal bir ulaşım aracıdır. Lampang'da görülmesi gereken 3 tapınak vardır. Bunlardan ilki kuzey Tayland ın en etkileyici tapınaklarından biri olan Wat Phra That Lampang Luang dır. 19. Yüzyılda inşa edilen bu tapınak duvarlarında bulunan etkileyici resimleriyle ünlenmiştir. Ayrıca müzeleri ve güzel buda heykelleriyle ziyaret edilmeye değer yerler arasındadır. Bir ikincisi olan Wat Phra Fang'ın, ana kaidesinin çevresinde yedi küçük mabeti olan beyaz bir chedi'si vardır. Wat Phra Kaevv Don Tao ise Birman etkisinde kalmış ve dikkat çekici oymalarıyla ziyaretçilerin ilgisini çekmeyi başarmıştır. Chiang Rai Chiang Mai'nin 180 km. kuzeyindeki bu antik kent Kral Mengrai tarafından 1262 yılında kurulmuştur. Kral Mengrai o zamanlarda Lanna Krallığı'nın başkenti için ideal bir yer olacağına karar vermiştir. Ancak başkent olarak sadece 34 yıl kalmış ve sonra Chiang Mai'ye taşınmıştır. Bu durumla birlikte Chiang Rai'nin önemi azalmıştır. Günümüzde bu kent "altın üçgene açılan kapı" olarak bilinmektedir. Modernleşmekten biraz daha uzak olan bu şehir mimari ve güzelliğiyle yine de ilgi çekmeyi başarmıştır. Chiang Rai, bölgedeki turistik yerleri gezmek için bir üs olarak kullanılır; buralara ulaşmak için kısa mesafeli yolculuklar yapmanız yeterlidir Kral Mengrai'nin 13. yüzyılda Chiang Rai'yi tesadüfen kur¬duğu söylenen bu şehirde anlatılan efsanelere göre. kralın fili kaçmış ve onu Mae Kok Nehrindeki bir yere çekmiş, daha sonra buranın manzarası ve askeri potansiyeli, burada bir şehir kurmak için krala ilham vermiştir. Son yıllarda şehir plancıları merkezde ve nehir çevresinde pek çok iyileştir¬me yapmışlardır. Burada görülmesi gereken 2 tapınak bulunmaktadır. Bunlardan biri Wat Phra Kaew'de, ülke¬nin en ünlü heykeli Zümrüt Buda'nın ilk evidir. Ayrıca 1800m yükseklikte kurulmuş Doi Tung'a geziler düzenleyen seyahat acenteleriyle birlikte yol üzerinde, eski Ana Kraliçe'nin yazlık konutunun yanı sıra, dağ kabilelerini modern yaşamla birleştirirken geleneklerini korumak için düzenlenen ve Tay kraliyet ailesi tarafından desteklenen tarım projesini de görmek mümkündür. Kabile halkı, afyon yerine çilek, salatalık ve lahana yetiştirilmeye teşvik edilmektedir. Bunun karşılığında devlet okulları yeni yollar ve sattıkları el işlerini almak için buraya yerleşen turistleri kazanmışlardır. Mae Hong Son Dağların arasında kalmış, şaşırtıcı ve tüyler ürpertici ilginç bir kasaba olan Mae Hong Son Chiang Mai'nin 270 km. kuzeybatısında yer almaktadır. Buraya yolculuk karayoluyla 8 saat havayoluyla ise yarım saat sürmektedir. Mae Hong Son'a gitmek için en ideal aylar havanın serin olduğu ve kış çiçeklerinin açtığı Aralık ve Ocak aylarıdır. 1831 yılına kadar en az vadileri kadar sisli bir havaya hakim olan bu bölgede yapılan araştırmalar sonucunda buraya yerleşim kurulmuş ve hatta 1874 yılında Mae Hong Song bölgenin başkenti olmuştur. Bölgede yaşayan yabani filleri görmek pek olası değildir. Ancak görülmesi gereken yerlerden biri Mae Hong Son'un civarında Birman tarzı tapınaklardır. Bu tapınaklardan biri olan, Wat Doi Kong Mu, Mae Hong Son vadisi ve komşu Shan devletine doğru oldukça güzel man¬zaralar sunmaktadır. Buraları gezerken genellikle rehberler fil gezisi ve nehirde rafting aktivitelerini düzenlerler. Ayrıca Birman sınırındaki kabile köylerine turlar düzenlenmektedir. Bu çeşitli turlardan herhangi birine katılmadan önce çoğu insan burada kurulan pazarı gün doğumunda keş-fetmeyi sever geleneksel giysileri içinde dağ kabilelerinden gelenler bazen bu vakitlerde alışveriş yaparken görülebilir¬ler Mae Hong Son'un çevresindeki bölgede mağara ve çağlayanları keşfedebilirsiniz. Boyunlarının uzunluğu 30 santimetreyi bulan, Padaung'ın "uzun boyunlu insanları' herkesin hoşuna gitmeyebilir. Efsaneye göre, bu kabilenin ataları bir dişi ejderha ile rüzgâr tanrısıymış ve kadınlar da ejderhanın görüntüsünü taklit etmek için "uzun boyun' gele¬neğini uygulamaya başlamış. İster istemez, günümüzde bu biçimsiz görüntü turistleri çekmenin bir yolu olmuştur. Chiang Mai'ye dönüş yolculuğunda, yorucu günü sonlandırabilir ya da yol ayrımındaki Pai'ye gidebilirsiniz. Sırt çantalı turistlerin gözdesi olan bu küçük köy, dağlarla çevri¬lidir ve yürüyüş turları için iyi bir üstür. Mae Hong Son'dan ayrılırken, daha önce ziyaret edilen yerleri yinelememek için sürücüler ve otobüs yol¬cuları Mae Sariang ve Hot üzerinden dolambaçlı bir yol izlerler. GÜNEY TAYLAND Tayland'lıların zengin ve çok kültürlü bir geçmişe sahip tek bölgesi olan Güney Tayland sınırları Malezya'ya kadar uzanır. Muhteşem doğa manzarasına sahip olan bu bölge değişik deniz seçenekleri sunar. Daha uzun olan doğu sahili Tayland Körfezi'ndedir. Batı sahiline ise Andaman Denizi'nin dalgaları vurur. Her ikisinde ziyaretçilerin ilgisini çeken harika kumsallara sahiptir. Bu sahiller pirinç tarlaları, hindistancevizi ve kauçuk ağacı plantasyonlarıyla dolu verimli olduğu kadar da man¬zaralıdır. Ayrıca ülkenin en iyi sahil alanları ve dalış yerleri Güney Tayland'da bulunur. Bölgenin en önemli bazı şehirleri; Phuket, Ko Samui, Hat Yai ve Songkhla'dır. Bangkok'tan Phuket, Ko Samui, Krabi ve Trang'a direkt uçak seferleri vardır. Bu yolu tercih etmek istemeyenler için otobüs ve trenle yapabilecekleri ayrıca balıkçı köylerini keşfetme fırsatı bulabilecekleri ulaşım imkanları tanınmaktadır. Ko Samui Yaklaşık 48.000 kişinin yaşadığı Ko Samui,Tüm adayı saran hindistan cevizi ve palmiye ağaçları ile cennet adası olarak anılır. Bina yükseklikleri, herhangi bir hindistan cevizi ağacını geçemez. Adanın başkenti Nathon'dur, buradan ana karaya ulaşmak için feribot iskelesi bulunur. Havalimanı ise adanın eğlence merkezi Chaweng ile Bangrak arasındadır. Adanın en güzel sahilleri de Chaweng ve Lamai Beach kıyılarıdır. Surat Thani kasaba¬sının sadece 3 km uzağında yer alan palmiyelerle kaplı bu tropikal ada kısa zamanda turistlerin uğrak mekânı olmuştur. Pastoral otelleri, bungalovları, hatta havaala-nıyla güneydeki en ünlü yerlerden biri haline gelmiştir. Burada, çağlayanlara ve hindistancevizi toplama çiftliğine düzenlenen gezilerin yanı sıra tenis ve plaj sporları gibi ola¬naklar da sunulmaktadır. Bir öğleden sonra, adayı gezmek için motosiklet ya da cip de kiralamak mümkündür. İnsanların çoğu buraya kumlarda uzanıp tembellik yapmak, harika deniz ürünlerinden yemek ve adanın her yerinde bulunan birinci sınıf kaplıcalarda tatilin keyfini çıkarmak için gelirler.Balayına çıkan çiftler ve konfor düşkünleri çoğunlukla, restoranlar ve diskolarla dolu Chavveng Plajı'nda kalırlar. Daha sakin bir yer isterseniz, Bo Phut Maenanı ve Cho- eng Mon plajlarına, daha ucuz otel ve bungalovlar için ise güneye gidilmesi gerekir. Samui,80 adadan oluşan bir takım adanın en büyüğüdür; eğlence cenneti Ko Phangan,dalış merkezi Ko Tao ve ıssız engebeli arazileri ile enfes Ang Thong Ulusal Deniz Parkı da bu grubun içinde¬dir. Feribotlar ve sürat motorları, ziyaretçileri her gün çeşitli kıyılar arasında taşırlar, bunlardan en yakın olanı ve en çabuk ulaşılanı Ko Phangan'dır. Lükse düşkün ziyaretçilerden daha çok, sırt çantalı turist¬lere hitap eden Ko Phangan, Hat Rin plajındaki Dolunay Partisi ile ünlüdür. Her ay binlerce insanın akın ettiği parti, uyuşturucuyla anılır; yetkililerin yaygın uyuşturucu tüketi¬mini engelleme çabalarına rağmen partiye katılanların çoğu garip bir enerjiyle bütün gece durmaksızın dans ederler. Alex Garland'ın Kumsal romanındaki hayali adaya ilham kaynağı olan Ang Thong Ulusal Deniz Parkı'nın da içinde bulunduğu 40 adacık ve lagüne yapılan günlük geziler çok daha sakindir. Daha kuzeyde, rahat havasıyla küçük ve şirin Ko Tao (Kaplumbağa Adası) vardır. Ziyaretçilerin çoğu buraya kaliteli dalış bölgeleri için gelir dalış malzemeleri satan çok sayıdaki dükkan, adanın başlıca gelir kaynağını oluşturmaktadır. Hat Yai Hızla gelişmekte olan Hat Yai de alışagelmişin dışında bir turizm sistemi işlemektedir. Burada genellikle yolun üçte ikisinden fazlasında güney kıyılarını izleyip, yarım saatlik araba yolculuğu yaptıktan sonra, seks turizmi ve kaçakçılıkla tanınan bir şehirdir. Bu şehir ucuza alışveriş yapmak ve günah işlemek için her gün sınırı geçen Malezyalıların oluşturduğu kalabalıkla baş etmeye çalışmaktadır. Malezya sınırı yakınlarında bulunan Hat Yai Songkhla şehrinden daha büyük olduğu için çoğu zaman il merkezi olarak karıştırılmaktadır. Tay hükümetiyle, Yala, Narathiwat ve Pattani'nin güney bölgelerindeki Müslüman ayrılıkçılar arasında devam eden huzursuzluk, zaman zaman Hat Yai bölgesine de sıçramış ve ölümlerin meydana geldiği olaylara sebep olmuştur. Günümüzde buraya seyahat etmek genelde güvenli olsa da güneyin derinliklerine doğru gitmeden önce bölge hak¬kındaki son durum raporla¬rını ve tavsiyeleri almak gerekir. Çoğunlukla yolun üçte ikisinden fazlasında güney kıyılarını izleyip, yarım saatlik araba yolculuğu yaptıktan sonra, seks turizmi ve kaçakçılıkla tanınan bir şehirdir. Songkhla Songkhla yakın komşusunun tam tersine gece hayatıyla meşhur olmayan sakin, ağırbaşlı ve renkli bir tarihi olan bir şehirdir. Tarihte ilk korsan üssü bulundurarak dikkat çekmiştir. Günümüzde ise bu şehir Tayland ve ülkenin en büyük gölü Sap körfezi arasında bir burun konumunda bulunmaktadır. Songkhla'yı gezmek isteyen ziyaretçiler göllerin, plajların ve büyük surların olduğu çok çeşitli yerleri görebilirler. Yaz sezonun kısa olduğu bu yerde yer alan beyaz kumsallar yüzmeye pek elverişli değildir. Bunların yerine kıyıda yürüyüş yapmak, manzarayı seyretmek ya da birçok deniz ürünlerinin takdim edildiği restoranları gezilebilir. Kültürel zenginliklerle ilgilenenler, bölgedeki arkeolojik bulgulara, eski mobilyalara ve Ban Chiang'ın tarih öncesi alanlarından toplanan objelere ev sahipliği yapan, 100 yıl¬dan daha eski Ulusal Müze'yi gezebilirler. Kızıl Dağ'daki, 18 küçük kulesi ile birlikte eski kalenin bir parçası da görü¬lebilir. Tayland'ın en büyük gölünün denizle buluştuğu yer olan, yarımadanın doğu tarafındaki Songkhla limanı kırmızı, yeşil ve mavi tekneleri kadar renklidir. Bu tekneler tarafından avlanan dev karideslerin limana boşaltılışını ve sonrasında atılmak üzere pazara götürülüşü izlenebilir. TAYLAND'DA YAPILACAK AKTIVITELER MASAJ Tayland denince akla gelen ilk yapılabilecek aktivitelerin başında Tayland masajı gelir. Bu masaj salonları yıllardır Türk banyosu olarak bilinmektedir. Ancak son yıllarda bir dönem orada büyükelçilik yapan Kaya Toperi'nin sayesinde buraların adı artık Türk banyosu diye anılmaktan yavaş yavaş kurtulmaktadır. Bu salonlar her bütçeye uygun bir özellik taşır. Örneğin Bangkok'ta Kleopatra diye bilinen masaj salonu dev gibi bir binanın içinde bulunmakta ve buranın masaj salonları 6-7 katlı 200-300 odadan oluşmaktadır. ancak Kleopatra'nın bir özelliği vardır. Bunlardan birincisi burası sadece Japon müşterilere hizmet vermekte ikinci ve en önemli özelliği ise, burada çalışan bütün Tayland'lı kadınların Kleopatra gibi saçlarını kestirip, makyaj yaparak giyinmesidir. Yani içeri girdiğinizde karşınızda birçok Kleopatra görmek mümkündür. Unutulmaması gereken ve ilginç noktalardan biri masajcılık Tayland başta olmak üzere, Uzakdoğu ülkelerinde çok saygın mesleklerden biridir. Çünkü bu işi yapanlar, en fazla 25-27 yaşına kadar çalışmaktadır ve büyük bir aileye bakmaktadır. Evlerinde de büyük saygı görmekte ve toplumda aşağılanmamaktadırlar. Ama masaja dalıp da ülkenin güzelliklerini görmemezlik etmemeniz gerekir. Çünkü Tayland'lılar gerçekten Budist inanışlarına sıkı sıkıya sarılmaktadır. Bu nedenle de bu dünyada işledikleri günahlarının bedelini öteki dünyada ağır ödememek için herkese saygılı davranmaktadırlar. ALISVERIS Tayland'ın ikliminin genellikle sıcak olmasından dolayı çoğu ziyaretçiler buraya yüzmek ve güneşin keyfini çıkarmak için gelir. Ancak bunların dışında Tayland'da güzel vakit geçirebileceğiniz birçok aktiviteler bulunur. Özellikle festivallerin olduğu dönemde Tayland'da olan turistler ilgi çekici ve ülkenin en neşeli olaylarına tanık etmektedirler. Tayland' da alışveriş ziyaretçilere geniş imkanlar sunmaktadır. Buralardaki ürün çeşitliliği insanı hayrete düşürmektedir. Bunlar, harika ipek ürünlerden ahşap kâse ve gümüş küpelere, ipek kumaşlar ve elbiselerden ince ağaç işleri ve renkli çömleklere kadar geniş bir yelpaze oluşturur. Tayland'da bulunan Sukhumvit Caddesi aradığınız her şeyi ve her bütçeden bulma imkanı sunar. Bu cadde hem büyük hem modern alışveriş "Merkezleri ve hem ithal hem de yerel ürünlerin hiç eksilmediği büyük mağazalarla doludur. Tayland'ın en gelişmiş ülkesi olan Bangkok'da alışveriş imkanları oldukça geniştir ama tek seçenek Bangkok değildir. Chiang Mai el sanatları ile ünlüdür, ayrıca ülkenin kuzeydoğusundaki küçük kasa¬balar bile kendine özgü ürünler sunar.Phuket'te, havaalanına giden otoyolda güzel el sanatları vardır. Samui'deki Chaweng ise turistlere hitap eden eşyalarla doludur. Tayland'da alışveriş ettiğiniz sırada altın kural pazarlıktır.Pazarlık süpermarketler ve oteller dışında neredeyse her yerde kural olduğunu unutmamak gerekir. Kaliteli büyük butiklerde bile ara sıra ufak pazarlıklar yapılabilir. Sabit fiyatla satış yapan mağazalar her zaman daha pahalı ancak diğer mağazalara göre daha kalitelidir. Burada mücevher almak isterseniz mutlaka tanıdığınız yerlerden almanız unutulmaması gereken kurallardan biridir. Alışveriş yaparken daha kaliteli ve daha pahalı ürünler almak istiyorsanız en iyi yer büyük şehirlerdeki klimalı mağazalardır. Ancak Tay halkının büyük bir kısmının tercih ettiği ve pazarlığın bolca yapıldığı yerel pazarlar her zaman rağbet görmüştür. Buralar sadece kalabalığı ve telaşı hissetmek için bile gezmeye değer. Yanınızda bir fotoğraf makinesi getirmeyi ve buralara erken bir saatte gitmeyi unutmayın çünkü çoğu, gün ortasında hayalet şehir haline gelir. Chiang Mai'deki Gece Pazarı Tayland'daki en ünlü pazarlardan biridir. Burada çeşitli ürünlerin yanı sıra kaliteli ipekler, el sanatları, kilimler ve elbiseler bulabilirsi¬niz. Gün doğumunda kurulan pazarda, satıcılar gece yarısın¬da tezgâhlarını toplamaya başlarlar. Başkentte gezilecek pek çok pazar vardır. Bangkok'un er büyük, en çeşitli ve en bilinen pazarlarından biri Chatuchak Hafta Sonu Pazarı'dır .Muhtemelen daha önce hiç karşılaşmadığınız meyve, sebze ve baharatlar tezgâhlar¬da yer alır. Buradan pirinç bir tapınak çanı, oyma bir sığır boynuzu, dağ kabilelerinde işlenmiş giysiler ya da el yapımı gümüş mücevherler alabilirsiniz. Ayrıca, günün modası olan çok çeşitli giysiler, ender bulunan antika eşyalar, değişik ev eşyaları, bitkiler ve ev hayvanları da bulabilirsiniz. Diğerlerine göre daha yeni ve geleceği belirsiz olan, Lumphini Parkı'nın karşısındaki Suan Lum Gece Çarşısı daha düzenli yerleşimiyle ve sakin atmosferiyle hafta sonu pazarının alternatifidir. Turistleri hedef alan bu çarşıda, el sanatları, giysi ve hediyelik eşya tezgâhları, bira bahçeleri ve restoranlar yan yanadır. Chatuchak'taki pazarın hafta içinde kurulan benzerlerini, tümü birbirine yakın olan Hırsızlar Pazarı, Pahurat ve Çin Mahallesi'nde bulabilirsiniz. Çin Mahallesi, bir şeyler satın almayacak olsanız bile görülmeye değer. Burada Çin'den jelen ya da Çin havası taşıyan ürünler çoğunluktadır. Hır¬sızlar Pazarı nda ise bazıları antika olan ilginç, çeşitli ürün¬ler bulunur, ancak gerçek antikaları yurt dışına çıkarmak için izin almanız gerektiği unutmamak gerekir. Tayland'daki diğer bir Pazar ise Hindistan ve Malezya'dan gelen ürünlerin yerel ürünlerle birlikte satıldığı pahalı ipekler, giysiler, kumaşlar ve zarif batiklerlerin bulunduğu Pahurat pazarıdır. Tayland, Birmanya, Çin, Laos ve Kamboçya'dan gelen değerli antikaların satıldığı hırsızlar pazarında ya da taşrada çok çeşitli ürünler bulunmaktadır. Bangkok'taki Ulusal Müze'nin uzmanları Pazar ve Pazartesi günleri halkla buluşup, sanat eserleri ve antikaların orijinalliği hakkında bilirkişilik yapar¬lar. Antikaları yurt dışına çıkarmak için izin almanız gerektiğini unutmamak gerekir. Tayland'daki pazarlarda çeşitli sanat eserleri, bronz ürünler, CD ve DVD'ler, minyatür filler, giyecek ve yiyecekler,ev eşyaları, mücevherat, lake ürünler, savat ürünler, deniz kabukları, çömlekler, Tay ipeği ve dokumaları ve şemsiyeler gibi birçok ürünler satılmaktadır. EĞLENCE ve GECE HAYATI Geleneksel eğlence hayatında Tayland'lılar Khon adıyla bilinen Ramayana destanına dayanan, hayli stilize, klasik bir tiyatro sadece kraliyet saraylarında ayrıcalıklı insanlar için sergilerlerdi. Üç başrol oyuncusunun dışındakilerin hepsi maske takarlardı. Böylece gerçek kişiliklerini gizlemiş olurlardı. Dans gösterileri sırasında sergilenen ve genellikle lakhorı olarak bilinen modern uyarlamalarda maske giyilmez ve daha az stilizedir. Çoğunlukla tapınak festivallerinde ve mabetlerde sergilenir. Likay olarak bilinen popüler gül¬dürü tiyatrosu ise daha kabadır ve oyunun arasına komik skeçler serpiştirilmiştir. Eğlenceli travesti gösterileri daima birkaç likay tipi sahne içerir. Kökleri ülkenin güneyinden gelen ve nang thalung olarak bilinen gölge tiyatrosu, arka¬dan aydınlatılan beyaz kumaşla kaplı bir sahnenin gerisinde ve genellikle Güney Tayland'da sahnelenir. Klasik Tay müziği, herhangi müzikal bir formu olmayan tiz tondaki seslerin karmaşası olarak algılanabilir. Ancak, araklılarına göre bu müziğin farklı bir ritmi ve tarzı vardır. Bir klasik phipat orkestrası, bir kamışlı çalgı obua ben¬zeri phinai ve çeşitli vur¬malı çalgılardan oluşur. Erawan Mabeti'nden baş¬ka, Bangkok'ta geleneksel dansları ve tiyatro oyunla¬rını görebileceğiniz yerler sadece yemekli gösteriler düzenleyen birkaç restoran¬dır. Bangkok'taki Suan Lum Gece Pazarı'nda bulunan ve hayatta kalabilmek için uğraş veren Joe Louis Tiyatrosu her akşam saat 19.30'da bir hun lakhon tek kukla gösteri¬si sahnelemektedir. Tayland'da gece hayatının en çok tanınan şehirlerinden biri Bangkok dur. Hem ülkenin başkenti olmasından dolayı hem de turistlerin buraya sık sık ziyaret etmelerinden dolayı Bangkok gelişmiş ve gece hayatının da gözdesi olmuştur. Yeni barların ve kulüplerin açılması Bangkok'un eski ününden uzaklaşmasına neden olmuştur. Günümüzde salon-barlar, çatı-barlar şık tasarımlı kulüpler revaçtadır. Kaliteli müziğin artık bir zorunluluk haline geldiği barlarda, her hafta farklı bir diskjo¬keyin müzik yaptığı geceler düzenlenmektedir. Tayland'da yaygın uyuşturucu kullanımını ve küçük yaştakilerin alkol tüketimini önlemek için hükümet 2001 yılında Sosyal Düzen Kampanyası'nı uygulamaya koymuştur. Bu kampanyanın kurallarına göre; yaşınız kaç olursa olsun gece hayatının bazı mekânlarında yerel halkın yanında kimlik taşımaları gerektiğini yabancıların ise yanında pasaport taşımaları gerektiğini kararlaştırmışlardır. Aksi taktirde bu mekanlara girmek mümkün olmamaktadır. Ara sıra yapılan uyuşturucu baskınları bazı gece kulüplerinin kapanmasına neden olmuştur. Bazı gece kulübü tarzı restoranlarda ise Tay dansçılarının performanslarını izlemek mümkündür. Burada geleneksel Tay müziği ve mutfağı ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır. Tayland ve Go-Go Barlar Binlerce gece kulübü ve barların bulunduğu Tayland'da sadece Bangkok daki barlar ve gece kulüpleri yüzlere ulaşmaktadır. Buralardaki barların çoğu bekâr ve heteroseksüel erkekleri hedeflemekle birlikte, bir şeyler içip etrafa bakınmak isteyen kadınları da genellikle hoş karşılarlar. Bangkok ve Chiang Mai başta olmak üzere, aynı bölgelerdeki eşcinsel barlarının sayısı da hızla artmaktadır. Patpong'da en çok bilinen genelev mahallesi buradadır her yıl Büyük Saray'dan daha fazla ziyaretçi çeker pazarlar, pizza dükkânları ve eğlence amaçlı Tay boksu gösterileri de vardır. Buralara gitmeden önce bazı konulara dikkat edilmesi gerekir. Üst katlardaki barlar çoğunlukla seks gösterileri için bir paravandır ve burada içtikleriniz için yüklü bir hesap ödeyebilirsiniz. Patpong'daki herhangi bir bara girmeden önce bazı konulara dikkat edilmesi gerekir. Sizi seks gösterilerine ve diğer pornografik eğlencelere götürmek için ayartmaya çalışan simsarların (taksi şoförleri dahil) tavsiyelerini kabul etmeyin Go-go barlarda çalışan 'kadınlar'ın her zaman dişi olmadığını, ayrıca AİDS ve diğer zührevi hastalıkların yaygın olduğunu da unutmamak gerekir. Taşradaki gece hayatı genellikle başkenttekinden daha sakindir, yine de pek çok kasabada kiralık hostesler, masaj salonları ve benzeri hizmetler sunan gece kulüpleri vardır. Pattaya'da, Bangkok'takiyle kıyaslanabilecek çok yönlü bir gece hayatı vardır. Güneydeki Phuket, Patong Plajı'ndaki yüksek yoğunluklu eğlence bölgesiyle, deniz kenarındaki diğer turistik yerleşimler içinde en ünlüsüdür. Tayland'da bu aktivitelerden farklı olarak görülebilecek ve gezilecek birçok yerler vardır. Bunlar Wat Tramit, Snake Farm- Yılan Çiftliği, Timsah Çiftliği, Kwai Köprüsü, Rose Garden, Floating Market gibi etkinlik alanlarıdır SPOR Deniz sporları için oldukça seçenekler sunan Tayland'da hızlı jet- ski'ler ve pedallı teknelerin yanı sıra tekneler ve rüzgâr sörflerini de plajlarda kiralamak mümkündür. Ülkede sıkça yapılan balıkçılık yakın zamanda büyük gelişme göstererek, bir spor dalı olarak kabul edilmiştir. Tüplü dalış, Ko Tao ve ben¬zeri adaların yanı sıra, dalış derslerinin de verildiği büyük turistik tesislerin çoğunda yapılabilir. Çok sayı¬da yelken balığı, kılıçbalığı ve köpekbalığı Pattaya'daki birkaç uzman tarafından yakalanmış olsa da, Bang Saray bir balıkçılık 'merke¬zi' haline gelmiştir. Ayrıca su kayağı tutkunları, popüler plajlarda gerekli ekipmanı ve güçlü tekneleri bulabilirler. Tay¬land'da sudan uzakta yapabileceğiniz sporlardan biri olan golf son zamanlarda çok yaygınlaşmıştır. Hua Hin, özellikle şampiyonaların düzenlendiği sahalarda oynamak isteyen golfcüler için iyi bir adrestir. Bu sporların yanı sıra seyircilerin izledikleri en popüler spor futbol¬dur. Birçok futbol maçları televizyondan seyredilir. Fakat ülkeye gelen ziyaretçilerin en çok ilgisini seçen süphesiz geleneksel Tay boksudur. Bu boks ülkede muay thai olarak adlandırılır. Bu benzersiz ama şiddetli spor, Batı'nın boksuyla Doğu'nun dövüş sanatlarını birleştirir. Yumruk ve tekme atan bu çevik boksörler, eldivenli yumruklarının yanı sıra dirsekle¬rini, dizlerini ve ayaklarını kullanarak savaşırlar. Dövüşler, Bangkok'taki Lumphini ve Ratchadamnoen statlarında ve jlkedeki festival ve fuarlarda yıl boyunca düzenlenir. Tayland 'da Yapılan Festivaller ve Etkinlikler sunlardır; Şubat dolunay zamanı: Makha Puja. Tapınakların etrafında mumlarla geçit törenlerinin yapıldığı ulusal bir Budist festivali. Şubat başı: Tören arabalarının kullanıldığı gösterilerin ve güzel¬lik yarışmalarının yapıldığı, Chiang Mai'deki çiçek karnavalı. Ocak sonu - Şubat başı: Çin takvimine göre Yeni Yıl. Bir hafta süren bu Ay Yeni Yılı festivali her zaman büyük bir zevkle kutlanır. 13-15 Nisan: Songkran ya da Su Festivali. Tay Yeni Yılı'nın bütün ülkede kutlandığı bu festivalde herkes birbiriyle su savaşı yapar. Mayıs başı: Visaka Puja. Bu çok önemli Budist bayramında Buda'yı anmak için mumlarla geçit törenleri yapılır. Mayıs: Bangkok'taki Kraliyet Çiftçilik Töreni. Yağmur mevsimi başlamadan hemen önce, kral, çiftçilere bol yağmur getirmesi için yapılan törenlere başkanlık eder. Kuzeydeki Bun Bang Fai (roket) festivali. Yağmur getirmesi için gökyüzüne havai fişekler atılır. Haziran dolunay zamanı: Asanha Puja. Buda'nın ilk vaazını kutlamak için Tayland'daki her tapınakta mumlarla geçit törenleri yapılır. 12 Ağustos: Kraliçe'nin Doğum Günü. Anneler Günü olarak da bilinen bu tarih resmi tatildir. Ekim başı: Phuket Şehri'nde düzenlenen Erkek tövbekarların vücutlarını bıçak ve şişlerle deldikleri Çin festivali. Kasım dolunay zamanı: Tayland'ın en güzel festivali olan Loy Krathong. Ülkenin her yerindeki Taylar mumlarla dolu küçük salları şehirlere ve göllere bırakırlar Kasım sonu: Kanchanaburi'deki Kwai Nehri Tarihsel Haftası. Bir hafta süren festivalde, II. Dünya Savaşı'ndaki olayları anmak için törenler ve ünlü köprünün üzerinde ses ve ışık gösterileri yapılır. 5 Aralık: Kral'ın doğum günü, Bangkok'taki Bulvarı'nda düzenlenen bir geçit töreniyle kutlanır. TAYLAND'DA YEMEK KÜLTÜRÜ Tayland'daki yemeklerin çoğu acı olmasına karşılık bir o kadar da lezzetlidir. Acı sevmeyenler yemek siparişi verirken maiphet yani acı olmamasını belirtirlerse yemekler daha az acı olarak gelir. Hindistancevizi sütünün tat¬lılığından taze limon otu, küçük hindistancevizi ve sarımsağın keskinliğine, fermente balığın tuzluluğuna kadar, daha az acı ve daha rafine lezzetler içeren yemekler yemek mümkündür. Ayrıca burada taze ananas gibi tropik meyveler, biraz şeker, bir tutam kişniş gibi daha fazla lezzetlerle yemeklere değişik tatlar katmak mümkündür. Tayland'daki her bölgenin kendine has spesiyaliteleri vardır. Örneğin; Kuzeyde, naem olarak bilinen yöresel bir sosis popülerdir. Kuzeydoğu¬da ise, normalde ızgara etin yanında servis yapılan khao niaw ve de kıyılmış yeşil papayayı, kurutulmuş karides ya da körili yengeç bacakları, limon suyu, sarım¬sak, balık sosu ve acı biber¬lerle birleştiren lezzetli ve acı bir salata olan som tam ünlüdür. Güneyde, Malezyalı Müslümanların mutfağından izler taşıyan sayısız yemeği ve tabii ki yengeç, kalamar köpekbalığı, tazeyken pişi¬rilmiş ıstakoz ve midyenin de aralarında bulunduğu her çeşit deniz ürününü bulmak mümkündür. Tatlıya düşkünseniz eğer, endişelenmenize gerek yok; aç kalmayacaksınız. Birçok Tay tatlısında pirinç unu, hindistancevizi sütü, palmiye şekeri ve kıvamlı pirinç kullanılır ve hepsi çok lezzetlidir. Taylar'ın çoğu bütün gün çalışırlar ve öğle yemeğinde hızlı bir şeyler atıştırıp akşam yemeğini erken yerler. Ancak, Tay tarzı fast food'un bir tabak lezzetsiz pirinç olduğunu düşün¬meyin. 'Bir şeyler atıştırmak' genellikle demir hindi suyu, misket limonu, fesleğen, sarmısak ve soğan ile terbiye edilen domuz, karides ya da tavuktan yapılmış lezzetli bir yemek anlamına gelir. Tay halkının kahvaltılarında bile, kaynamış pirinç eriştesi ile servis yapılan fesleğenli tatlı köri çorbası gibi, taze otlar ve baharatlarla dolu yemek¬ler bulunur. Oteller geleneksel Tay kahvaltısını pek vermez, ancak siz çevredeki restoranlarda bulmak mümkündür. Sokaklar boyunca dizilmiş lokantalar her yerdedir ve bazen herkes bütün gün boyunca yiyip içiyormuş gibi bir görüntü yaratır. Bu lokantalarla ortak çalışan yerel pazarlarda da fın¬dık, ceviz, kurutulmuş et ve şekerleme gibi gıda maddeleri satılır. Maceracı bir tarafınız varsa, oteldeki kahvaltıyı boş verin ve değişik lezzetler için bir açık hava pazarında gezin¬ti yapın. Öğle yemeğinde Tay çorbası içmek için hava çok sıcaktır, bu yüzden bir tabak salata ve erişte tercih etmenizde fayda vardır. Çorba her öğünde içilir. Tay mutfağıyla yeni tanışıyorsa¬nız, daha hafif şeylerle başladıktan sonra domuz bağırsağı çorbasına ya da acı biber soslu yılan başına geçebilirsiniz. Lezzetli ve taze balık bulmada da hiç sıkıntı çekilmez. Acılı yemek yerken, bir ipucu aklınızda olsun; yanınıza buharda pişmiş pirinç alın, midenizin rahatlamasına yar¬dımcı olur ve yanmasını alır. Başka hiçbir şey bu kadar etkili değildir, soğuk içecekler ise olabilecek en kötü çözümdür. Tay restoranları, dışarıdaki tropikal dünyanın sıcağından gelen müşterilerini ferahlatmak için, serin hatta kimi zaman buz tutmuş el havlularıyla karşılar. Birçok restoranda plastik torbalar içinde, kul¬lanıp atılan ufak havlular da verilir; neredeyse her yerde duyacağınız patlama sesleri, havası alınmış paketleri pat¬latarak açan Taylardan gelir. Tay restoranlarında bıçak bulmayı beklemeyin bunun yerine kaşık kullanılır. Yemeğinizi tatlandırmanız için soslar kullanılır. Bunlardan biri, içinde küçük kırmızı biber parça¬larının bulunduğu tuzlu ve karamel renkli bir balık sosu olan nam pla dır. Pahalı bir karışım olan nam prik'in (biberli su) içinde demirhindi, limon suyu, zencefil ve fermantasyonu¬nun ilk evrelerindeki balıkla karıştırılmış, dövülmüş kırmızı biber, karides ezmesi, karabiber, sarımsak ve soğan bulunur. Daha güçlü bileşim için, ünlü prik kee noo'dan, güçlü prik chiifaa'ya kadar, kavrulmuş kırmızı biberler de küçük kap¬larda yemeğin yanında servis edilir. Genelde, en iyi ve en ucuz yemekler sokaklardaki tezgâh¬larda bulunur. Genellikle mönü bulunmayan tezgâhların her birinin birkaç spesiyalitesi vardır. Yiyecek tezgâhla¬rından alışveriş yaparken dil sorunu yaşamazsınız, istedi¬ğiniz şeyi işaret etmeniz yeter. Yiyecek tezgâhlan biraz şüpheli görünebilir, ancak restoranların tersine, her şeyin gözünüzün önünde hazırlandığını unutmayın. Tayland'da biraz zaman geçiren Batılılar, sokaklardaki bu tezgâhlara tamamen güvenirler. Dünya Mutfakları Tayland'daki Asya restoranlarında farklı lezzetler ve görünümler bulmak mümkündür. Çin yemekleri Asya mutfağında Tayland'da dışında en yaygın çeşitlere sahiptir. Szechuan, Kanton, Şangay ve Pekin mutfaklarının yanı sıra daha az tanınan Hakka, Chiu Chow ve Hunan halklarının yemekleri ve birçok çeşitleri Bangkok'ta tatmak mümkündür. Kamboçya, Malezya, Birmanya ve Laos'un yemeklerin¬de uzmanlaşmış restoranları bulmak kolay değildir, ancak Japon, Kore ve Vietnam mutfakları yaygındır. Tay nüfusunun önemli bölümünü oluşturan Hint soyundan gelenler ve Müslümanlar, körilerin ve benzeri yemeklerin varlığını açıklar. Tayland'da, sadece Hint yemekleri sunan yerler yaygın değildir, ancak Bangkok'ta aralarından seçim yapabileceğiniz birkaç restoran vardır. Bangkok'taki lüks otellerin bazıları iyi İtalyan yemekleri sunarlar. Alışveriş merkezlerinde (Emporium gibi), kafeler ve Doğu ve Batı mutfaklarının füzyonunu sunan restoranlar vardır, iyi İtalyan restoranları da şehrin her yerinde bolca bulunur. Fransız bistrolarını, İngiliz pub yemeklerini, biftek ve pirzo¬layı ve hatta Meksika yemeklerini kolaylıkla bulabilirsiniz. Bir yemeğin başlangıcında çoğunlukla buzlu su servisi yapı¬lır. Su, nezih restoranlar da güvenilirdir, ancak kuşkunuz varsa şişe suyu isteyip buzdan vazgeçin Taylar genellikle yemek sırasında su ya da soğuk çay (chajin yen) içer, akşam yemeklerinde ise bira ya da viski tercih ederler. Tayland'da şaraplar yüksek gümrük vergisinden dolayı pahalı satılmaktadır. Bu nedenle şarabı daha çok elit kesimler tercih etmektedir. Orta sınıf bir restoranda bile sıradan bir şarap, yemekten pahalı olabilir. Tay viskisi ise daha ucuz ve daha hafiftir. Ama bunların haricinde Singha, Kloster ve Chang gibi bira çeşitleri bulunur. Ancak bu biralar normal biralara göre daha serttir. |